4 Nisan 2020 Cumartesi

14 örgütten açıklama: Çocuk istismarının affı olmaz

Yeni infaz düzenlemesine tepki gösteren çocuk hakları savunucuları, "Çocuk istismarının affı olmaz" diyerek, Ocak ayında Meclis Adalet Komisyonu'na sundukları raporun dikkate alınmasını istedi.

Aralarında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu, Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı, Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği'nin de bulunduğu 14 çocuk hakları örgütü, infaz indirimiyle ilgili düzenlemeleri içeren 3'üncü Yargı Paketi'yle, çocuklara yönelik cinsel istismar suçu işlemiş faillerin infaz yasasıyla salıverilmesinden endişe duyduklarını açıkladı.

Çocuk hakları örgütleri, Ocak ayında Meclis Adalet Komisyonu'nda görev alan milletvekilleriyle yaptıkları görüşmelerde ilettikleri raporun dikkate alınması çağrısında bulundular. "Çocuk istismarının affı olmaz" diyen çocuk hakları örgütleri, çocuğun cinsel istismarı ve erken yaşta evliliklere ilişkin yasal düzenleme hakkında hazırladıkları raporda şu önerilere yer verdiler:

-Cinsel dokunulmazlığa karşı suçun failinin çocuk olması durumunda, ilişkinin akranlar arası sayılabilmesi için, mağdur ile fail arasında bir yaş farkı benimsenmesi gereklidir. Çocukların akran olarak kabul edilebilmeleri için benzer yaş grubunda benzer gelişimsel özelliklere sahip olmaları gerekmektedir. Uzmanların görüşleri doğrultusunda; iki çocuğun ‘akran' kabul edilebilmesi için aralarındaki yaş farkının en fazla üç olması gerekir.

-Ensest; aralarında evlenme yasağı olan iki yetişkin arasında, iradeye dayalı cinsel ilişkidir. Bu anlamda, bir yetişkinin yakın aile bireyi olan bir çocuğa yönelik cinsel eylemleri ensest değil, çocuğun cinsel istismarının ağır ve nitelikli halidir.

-Türk Ceza Kanunu'nda bir suçu görerek haber vermemek de suçtur. Örneğin bireylerin çocuk yaşta evliğin olduğu bir düğününe iştirak etmesi, gelin ya da damadın küçük yaşta olduğuna şahit olması ama söylememesi, güvenlik makamlarına iletmemesi durumu bir suçtur. Bu fiile iştirak edenlerin de cezalandırılması gerekir. Bu nedenle ailelerin çocuğun cinsel istismarına izin verecek şekilde tutum ve davranışlarda bulunmaları, dini nikâh kıydırarak çocuk yaşta evliliğin önünü açmaları ve yasaların vermediği izni kendi başlarına vermeleri veya çocuğu bir evliliğe zorlamaları da bir suçtur. Çocuk yaşta evliliğe zorlayan veya göz yuman velilere veya vasilere yaptırım öngören bir düzenleme yapılmalıdır.

-Çocukların cinsel istismarı başlıklı TCK 103. maddenin ikinci fıkrasında ‘Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda' denerek, cinsel istismarın nitelikli hali düzenlenmiştir. Bu suç tipinde kız çocukları kadar erkek çocukları da mağdur sıfatıyla yer alabileceğinden, cinsel ilişkiye zorlanan erkek çocuklarının da gözetilecek biçimde düzenlenmesi gerekmektedir.

-2018 yılında Kocaeli Barosu ve Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği önderliğinde, toplam 12 sivil toplum kuruluşu tarafından hazırlanan ‘Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu ve Bu Suçun Yargılanması ile Çocuk Koruma Sistemine İlişkin Değişiklik Önerileri' başlığıyla yayınlanan raporun, çocuk istismarı ve çocuk koruma sistemi hakkındaki mevcut 4 kanun içerisinde bulunan 18 maddenin neden yeniden düzenlenmesi ve nasıl olması gerektiği konusunda oldukça kapsamlı olduğu düşüncesindeyiz. Bu konuda yapılacak olan her türlü düzenlemede, konunun uzmanları tarafından titizlikle yapılmış olan çalışmaların gözetilmesini umuyoruz."