6 Aralık 2021 Pazartesi

Ziya Ulusoy yazdı | Helalleşme mi mücadele mi?

Şimdi Erdoğan faşizmine karşı mücadelede, uzlaşarak ve hesap sormadan parlamenter restorasyon yolu, güncel ifadeyle helalleşme yolu mu antifaşist kitleleri kazanacak? Yoksa faşizmi yenme amacına bağlanmış direniş ve kitlesel eylemler yolu mu kitleleri kazanacak.

Kılıçdaroğlu, helalleşme vaadinde bulununca ne kastettiğine dair tevatür bol oldu.

Önce Kılıçdaroğlu'nun Müslüman muhafazakar kesime seslendiği dile getirildi. Gerçek buydu.

Ardından Roboskî, Sivas, Maraş katliam mağdurlarıyla, Cumartesi Anneleri'yle de helalleşeceğini belirtmeyi ihmal etmedi. Faşizmden acı çekmiş kesimlere teselli kabilinden hitap etti.

Fakat bu denli ağır katliamlar henüz tarih olmamışken "helalleşme" veya "özür" yeterli olmaz itirazları dile getirilince "helalleşme ayrı hukuk ayrı" diyerek faşist katliamların mağdurlarına teselli vermek zorunda kaldı.

İki kesime de yönelik fakat egemenler arası önde olmak üzere bir uzlaşma çağrısı ve ihtiyacı duyduğu anlaşılıyor.

İlginçtir 2015'ten itibaren Erdoğan faşizminin katliamlarını ele almadı. Bu, elbette burjuva klikler arasında Erdoğan'ın tavrının tersine bir barış ve uzlaşma işareti. Kılıçdaroğlu daha önce de "devr-i sabık yaratmayacağız" sözüyle uzlaşmayı vurgulamıştı.

Gerçekten de Kılıçdaroğlu, burjuvazinin krizini hafifletmek, devlet krizini gidermek için faşizmle uzlaşma çizgisi izleyegeldi. Ama en önemlisi de Erdoğan faşizminin burjuva klikler arasında sert ve tasfiyeci çatışması, burjuva egemenliğin geleceği açısından tehlike. Kılıçdaroğlu bu tehlikeyi gidermeye özen gösteriyor.

Şimdi parlamenter restorasyon sürecinde bir kez daha burjuvazinin kolektif çıkarlarına sadık kalacağını gösteriyor.

Peki faşizmden ve kapitalist sömürüden acı çeken işçi sınıfı ve ezilenlerin mücadelesi açısından bu helalleşmenin anlamı ne?

Helalleşme veya daha net ifadeyle burjuvazi adına özür dilemek, işçi sınıfı ve ezilenlerin, onların temsilcileri komünist ve devrimci hareketin mücadelesini sönümlendirmenin klasik bir yolu.

Hem suçlu burjuva liderler ve görevlilerden hesap sormayı engelleyen, hem de ileri doğru işçi sınıfı ve ezilenlerin kurtuluş mücadelesinin gelişmesini engelleyen klasik bir yol.

Faşizm, hesap sorulmadan tasfiye edilmeyecek bir barbarlık. Erdoğan faşizmi, ancak hesap sorularak, mücadele gücü büyütülerek tasfiye edilebilir. Kimilerinin belirttiğinin tersine başka bir derin devlet yok, Erdoğan faşizminin hakimiyetinde derin devlet var. Deriniyle, işgalci güçleriyle, paramiliter güçleriyle, askeri-polisiye ve sivil bürokrasisiyle Erdoğan faşizminin tasfiyesi, yenilgisi ve cezalandırılması gerekir.

Ancak bu amaç doğrultusunda işçi sınıfı ve halklar mücadeleye seferber edilirse sonuç alınabilir. Veya mücadele güçleri faşizmi yener ve halkçı devrimci bir egemenlik kurar. Eğer güçler bu egemenliği kurmaya yetmezse komünist ve devrimci hareket, işçi sınıfı, kadın ve gençlik hareketi örgütlü büyük güç haline gelir. Mücadelenin yan ürünü olarak da özgürlükleri ve reformları elde ederek kapitalizme ve gericiliğe karşı daha yüksek örgütlülük ve kazanımlarla mücadeleye devam eder.

Erdoğan faşizminin gerilerken artırdığı saldırganlığını da ancak bu bakışla mücadele püskürtebilir ve yenebilir. Burjuva muhalefetin yatıştırması ve uzlaşması değil.

Ya da helalleşmeyle işçi sınıfı ve halkların mücadelesi sönümlendirilir. Burjuvazi bir dönem de parlamenter gerici faşizan yönetimle hakimiyetini istikrarlıca sürdürür.

Şimdi Erdoğan faşizmine karşı mücadelede, uzlaşarak ve hesap sormadan parlamenter restorasyon yolu, güncel ifadeyle helalleşme yolu mu antifaşist kitleleri kazanacak? Yoksa faşizmi yenme amacına bağlanmış direniş ve kitlesel eylemler yolu mu kitleleri kazanacak.

Helalleşme mi, faşizmi yenme mücadelesi mi kitleleri kazanacak?

İşçi sınıfı ve halklar, ancak faşizm yenilgiye uğratılırsa, kurtuluş yolunda ilerleyebilir.

Bu doğrultuda işçi sınıfı ve ezilenlerin tüm antifaşist hareketlerini birleştirmek güncel görevdir. Aynı zamanda kitleleri küçük-büyük mücadelelere seferber ederek faşizmi yenilgiye uğratmak yolunda birleştirmek de güncel görevin diğer temel aracıdır. Bu başarıldığı ölçüde Kılıçdaroğlu ve birleşik burjuva muhalefetin uzlaşıcı helalleşme musibetinin halkı bir kez daha aldatabilmesinin de üstesinden gelinerek faşizm yenilgiye uğratılabilir.