23 Mayıs 2022 Pazartesi

Yüksekdağ'dan iktidara: Bu sefer  kazanamayacaksınız

Kobanê davasında söz alan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, iktidarın yargıyı "sopa" gibi kullandığına dikkat çekerek CHP İl Başkanı Kaftancıoğlu'na selam gönderdi, dayanışma içinde olduğunu kaydetti. İktidara seslenen Yüksekdağ, çabalarının nafile olduğunun altını çizdi ve iktidarın kazanamayacağını vurguladı. 

DAİŞ'in Kobanê'ye yönelik saldırılarına karşı 6-8 Ekim 2014'te yapılan eylemler gerekçe gösterilerek aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski eş genel başkanları ile Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu 21'i tutuklu 108 isim hakkında açılan ve Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen Kobanê davasının 12. duruşması, 8. gününde Sincan Hapishane Kampüsü duruşma salonunda görülüyor.

YÜKSEKDAĞ, KAFTANCIOĞLU'NU SELAMLADI
Duruşmada HDP Eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ söz aldı. Yüksekdağ, iktidarın yargıyı bir "sopa" gibi kullanmasına dikkat çekti ve "İktidar artık yargı kararlarıyla konuşuyor. Yargı karar veriyor. Saraydan talimat veriliyor, gizleme gereği duymadan, ve mahkeme ceza veriyor. Siyasi müdahalesini sizin aracılığınızla yapıyor. Bu durum gittikçe ülke siyasetinin merkezi haline geldi. Canan Kaftancıoğlu'na selamlarımı yolluyorum ve dayanışma mesajında bulunuyorum. İktidar Meclis'te çalışma yürüten iki siyasi partiyi sıraya koymuş ve yargı eliyle ceza veriyor" dedi. Gezi kararına dikkat çeken Yüksekdağ, siyasi partilerin yargı eliyle hedeflendiğine vurgu yaptı.

'HAKKIN VE ADALETİN DIŞINA ÇIKARSANIZ YARGILANIRSINIZ'
Halka gözdağı verme politikası ile karşı karşıya olduklarının altını çizen Yüksekdağ, şöyle devam etti: "'Yargı elden gidiyor'u geçtim. Yargı gitti zaten. Ama memleket elden gidiyor. Bu kadar felaket bir tabloyu sürdürmeye çalışıyorsunuz. Helal olsun. Biz bu kadar soğukkanlı olamıyoruz ama. Şaşırmıyoruz ama sizin kadar da soğukkanlı değiliz. Bugün yine düğmeye bastılar. Operasyon başlattılar. Savcı bey oturup konuşmalarımı okuyor. İlkin 'Neden okuyor' diye düşünüyordum ama şimdi kıvanç duyuyorum. Her duruşmada AYM'nin hakkımda verdiği karar okunuyor. Belki dün söylediğim sözün etkisi bugün tarih sahnesinde daha farklı algılanır. Ama AYM kararını kimse bir hukuk metni olarak ele almamı beklemesin. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamama yönelik AYM, 'Atılan twetin bir takım toplumsal olaylara yol açabileceği' şekilde buradaki iddiaları güçlendirmeye çalışmış. Ama bu kararı hukuk çerçevesinde değerlendiremem. Bu bir siyasi metindir. Tayyip Erdoğan 'Taleplerimin hukuk dışında değerlendirilmesini istemem' diyor. Ne demek bu? Anlayan anladı. 'Ya istediğimi yaparsınız ya da yalnızsınız' diyor. Yarın öbür gün bu kararlar tartışmaya yol açacak. Hala siyasetçiler çıkıp halkın büyük bir bölümüne hakaret ediyor. Hala Deniz Gezmişleri idam edenler var. Hakkın ve adaletin dışına çıkarsanız, tarih hiçbir kuşağımızın unutamayacağı bir şekilde yargılanırsınız.

'DARBE MAHKEMELERİ ARACILIĞIYLA BUNU YAPIYORSUNUZ'
Bu ülkenin Başbakanını, Cumhurbaşkanı'nı, Bakanları'nı 'Düşük yapan' diye andı. Bu dava dosyasında onlarca kadın düşük yaptırmaktan yargılanıyor. Bunu asla unutmayacağız. Bu ülkenin Başbakanını bu ithamla idam ettiniz, ardından ise ağladınız. Şimdi biz kadınları bununla itham ediyorsunuz. Yarın öbür gün bu insanların aklı başına gelmeyecek mi? Toplum ayılmayacak mı bu gerçekler karşısında? Artık bu sisteme bir son verilmesi gerekiyor. Darbe mahkemeleri aracılığıyla bunları yapıyorsunuz. Yıl olmuş 2022 AKP ve MHP'nin sarayda yaptığı darbe yargılamasını yapıyoruz.

'DİRENİŞ TOPLUMSAL HAKTIR'
Bu memlekette neden sol sosyalistler hala tasfiye edilmedi? Dönsünler Denizlerin idamına, katliamına baksınlar. O süreçlere baksınlar. Bunlar, halkın umudu, inancı olmaya devam ediyor. Bir kez daha Deniz'i, Hüseyin'i anıyorum. Ne demişti Deniz son mektubunda, 'Yaşasın Kürt Türk kardeşliği' demişti. Ne ceza verilirse verilsin kazanan biz olacağız. HDP kapatma davası ile Kobanê davası ve bunun gibi operasyonlarla halkları esir almaya çalışacaklar ama bu sefer değil. Bu sefer yanılıyorsunuz. Bu sefer kazanamayacaksınız. Direniş haktır, toplumsal haktır. Direnmeyen ölür. Toplum her şeye rağmen hala birlikte mücadele ediyorsa toplumsal direniş mekaniğinin kendini daima dinamik kılmasıdır. Eğer bu insanlar olmasaydı bu ülkede de olmayacaktı. Direniş hakkına Gezi'de olduğu gibi Kobanê'de de sahip çıkıyoruz. Ben hem Gezi'de sokakta olarak hem de Kobanê halkın yanında olarak son nefesime kadar bunu söylemeye devam edeceğim.

'GERÇEĞİ ÇARPITMAK ÜZERE KURULAN BİR DAVADIR'
Gezi'den sonuç çıkarmayan intikam almaya çalışır. 5 milyon insan meydanlara çıktı. Kobanê sürecinde 4 milyondan fazla insan sokaktaydı. Nerede o insanlar? O dönem çok sayıda yüz küsur parti, kurum, kuruluş sokağa çıkma ve Kobanê halkının yanında olma çağrısı yaptı. Ama siz tutturmuşsunuz HDP twitine. HDP olduğu için açtınız davayı. Bir toplumsal hareketin bir tweet ile yargılandığına tanık oluyoruz. Toplum karar versin bırakın. Kobanê hareketi gerçek anlamda bir taban hareketidir. Bu davanın temeli İŞİD'e karşı yürütülen mücadeledir. Bu dava gerçeği çarpıtmak üzere kurulan bir davadır. Yaratılmış ve uydurulmuş iddialar gerçek diye karşımıza çıkıyor. Arada bir sembolik de olsa lehimize veya kamuoyu lehine birtakım deliller toplama teşebbüsünde bulunun. Gereksiz yere tutulan tüm arkadaşlarımın serbest bırakılmasını diliyorum. Bütün Kürtlerin Kürt Dil Bayramı'nı kutluyorum."

Duruşmaya kısa bir ara verildi.