23 Mayıs 2022 Pazartesi

Yatılı öğrenciler: Faşizmi odalarımıza taşıyan işbirlikçi idarelere karşı savaşalım

Kalmak zorunda oldukları okul pansiyonunda kendilerine baskıcı yönetimleri teşhir eden yatılı öğrenciler, niteliksiz koşullara zorlandıklarını, işbirlikci idarelerin politikalarıyla karşı karşıya kaldıklarını kaydetti. Kendilerine burs diye verilen miktarın ne bir kitap almaya ne de karınlarını doyurmaya yettiğini belirten yatılı öğrenciler, ilk fırsatta gözden çıkarılarak kapı dışı edildilkerini söyledi. Tüm bu saldırılara karşı yatılı öğrenciler,  "Önümüze bu imkanları seren, faşizmi odalarımıza taşıyan işbirlikçi idarelerle savaşmanın yolu isyanımızı zafere odaklanmış mücadelede buluşturmaktan geçiyor" çağrısı yaptı. 

Eğitim öğretim yaşamına okul pansiyonu ortamında devam eden yatılı öğrenciler yazılı bir açıklama yaparak karşılarına dikilen baskıcı yönetimlerin kendilerine sunduğu niteliksiz barınma koşullarını teşhir etti.

Pansiyonların fiziki yetersizliklerinden yatakhane yönetimi tarafından izlenen yöntemlere kadar yatılı öğrenciler olarak niteliksiz koşullara zorlandıkları, işbirlikçi idarelerin politikalarıyla karşı karşıya kaldıkları kaydedilen açıklamada, "Öğrencileri sosyal yaşamdan uzaklaştırma, özgür düşünce ortamını yok etme amacı üzerine kurulu politikalarla hedefe alınıyoruz" denildi. 

'SALGIN DÖNEMİNDE BAKANLIK UYARILARA KULAĞINI TIKIYOR'
Açıklama, şöyle devam etti: "Eğitim öğretime başlayacak öğrenci sayısı ile tutarsız olan yatakhane kapasiteleri ve yatakhanenin diğer unsurları; etüt odaları, tuvaletler, banyolar, çamaşırhaneler öğrencilere yetersiz geliyor. Çamaşırhanelerde yüzlerce öğrenciye tek makine düşüyor. Etüt odaları çoğu pansiyonda birkaç okul sırası atılmış boş alanlardan oluşuyor. Bu salgın döneminde banyoların, tuvaletlerin ortak olmasından dolayı virüsün kolayca yayılmasına sebep olunsa bile bu duruma göz yumuluyor. Bir salgın hastalık döneminden geçtiğimiz şu zamanlarda yaşamlarımızı sürdürürken bakanlık ise bu durumlara kulak tıkama yoluna gidiyor. Küçük odalarda oda kapasitesini aşan sayıda öğrenci barındırılıyor. Salgın hastalıklar açısından riski daha da artıran bu durumun yanında ısınma sistemleri de eksik kalıyor ve hatta bazı yatakhanelerde gece yarısından sonra kaloriferler yakılmıyor. Banyolarda sıcak su kesintiye uğruyor.

'ÖĞRENCİ KAPI DIŞARI EDİLİYOR'
Hızla artan varyant etkisindeki pandemide, pozitif vaka ile karşılaşılması durumunda öğrenci ve oda arkadaşları, ailesi ya da ilişkide olduğu başka bir kimseyle 'öğrencinin özel araçla gelinip pansiyondan alınması' şartı ile eve gönderiliyor. Kimi yatakhanelerde de öğrencinin yakınlarda tanıdığı olmaması durumunda öğrenci kapı dışarı ediliyor. Bu süreçte öğrenciler derslerinden uzak kalıyor. Sınıfın karantinaya alınması durumunda ise eğitim çevrimiçi ortama aktarılıyor.

'VERİLEN BURS İLE BİR KİTAP ALAMIYOR, KARNIMIZI DOYURAMIYORUZ'
Çoğu zaman aylık hazırlanan çizelgeye uyulmuyor. Fakat yeri geldiğinde uymadıkları bu kurallar üzerinden öğrencilerin üstüne gidiliyor. Bu durum öğrenciler üzerindeki  baskıyı tekrar gösteriyor. Tırmanan ekonomik kriz ile biz liseliler de günden güne yoksullaşıyoruz ve buna rağmen yatılı öğrencilerin ödemesi gereken yıllık pansiyon ücretleri sürekli zamlanıyor. Eğer öğrenci parasız yatılı ise devletin verdiği aylık burs yalnızca 50 TL. Tek bir kitap alınamayacak, iki gün karnımızı doyuramayacak bu 'burs' ile devlet bizim bir aylık harçlığımızı karşıladığını iddia ediyor. Temiz ve hijyenik olmayan koşullarda hazırlanan yemekler kimilerimizi özel işletmelere mahkum ederken maddi olarak zayıf kimilerimiz ise yemekhanede bu yemekleri yemek zorunda kalıyoruz. Yemekler öğrencileri doyuracak kadar çıkmıyor. Çarşı izinlerimiz ihtiyaçlarımızı karşılamaya yetmiyor. Niteliksiz eğitim verdiğini kabul eden bakanlık ve bakanlığın okullardaki temsilcisi müdürler tarafından kimi zaman dershanelere zorlanıyoruz. Kimi zaman da dershanemiz, kursumuz olup olmamasına bakmaksızın çarşı izni vermeyerek sosyal yaşamımız kısıtlanıyor. Çeşitli bahaneler üretilerek dolaplarımıza, kitaplıklarımıza 'denetim' adı altında aramalar yapılıyor, kitaplarımıza el konuluyor, yanımızda kitap dahi taşıyamıyoruz. Bu duruma bakarak da idarenin öğrencilerin düşünceleri kısıtlamak istediğini açıkça görebiliyoruz.

'İSYANIMIZI ZAFERE ODAKLANMIŞ MÜCADELE İLE BULUŞTURMALIYIZ'
Sağlıksız ve yetersiz koşullarla oluşturulmuş binalarda nitelikli barınma hakkına ulaşamıyoruz. Her geçen gün daha da büyüyen bu sorunlar bir kriz halini alırken liseliler olarak gücümüzü örgütleyerek haklarımızın peşinden koşabiliriz. Önümüze bu imkânları seren, faşizmi odalarımıza taşıyan işbirlikçi idarelerle savaşmanın yolu isyanımızı zafere odaklanmış mücadelede buluşturmaktan geçiyor."