27 Mayıs 2024 Pazartesi

Yaşasın 1 Mayıs yaşasın sosyalizm

Evet, eski dünya temellerinden sarsılıyor. Evet, bir yanda devrim, öte yanda insanlığı yıkıma sürükleyen bir barbarlık küresel çapta karşı karşıya gelmeye hazırlanıyor. Dünyayı saran ayaklanmalar dalgasının daha yıkıcı bir güç ve yaygınlıkta ortaya çıkacağını söylemek bir kehanet değil. O zaman dünyayı sosyalizm kurtaracak şiarını ete kemiğe büründürmek için bir adım öne.

Tarih işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki sınıf savaşımlarında büyük sıçramalara ve kırılmalara şahitlik etti. İşçi sınıfının önderliğinde gerçekleşen sosyalist devrimler, ayaklanmalar, halk hareketleri zaferleri ve yenilgileri ile tarihin yönünü gösteren büyük deneyimler bıraktı bugüne. 1 Mayıs bu tarihsel doğrultu içinde işçi sınıfının tarihsel rolünü işaret eden temel kolonlardan ve canlı hafıza kaynaklarından biri oldu hep. Ve bugün karşılamaya hazırladığımız 2020 1 Mayıs'ı bu gerçeğin en önemli görünümlerinden biri olmaya aday.

Sözü dolandırmaya gerek yok. Kapitalizmin varoluşsal krizinin derinleştiği; bir yanda siyasi gericiliğin öte yandan ayaklanmaların ve direnişlerin yükseldiği bir tarihsel anda patlak veren pandemi krizi çoklu krizin üzerine tuz biber ekti. Krizi tüm boyutlarıyla son haddine kadar zorlayarak içinde yaşadığımız dünya gerçeğini tüm çıplaklığıyla önümüze serdi. Sermayeyi güvenceye almak için işçileri yığınlar halinde ölümün kucağına atan; iktidarı güvenceye almak için sıkıyönetim, OHAL, sokağa çıkma yasağı gibi faşist yönetim modellerine sarılan; evde kal çağrılarını kadınların evsel köleliğine payanda yaparak kadına karşı şiddeti erkek egemenliğini tahkim etmenin aracı haline getiren bu sistemin insanlığa barbarlıktan öte bir gelecek vaat etmediği en çarpıcı biçimleri ile gözler önüne serildi. Tarih bir kez daha sosyalizmi sahneye çağırıyor. 2020 1 Mayıs'ı bu bakımdan büyük bir önem taşıyor. Sistemin atık muamelesi yaptığı işçi sınıfı ve ezilenlerin çeşitli yol ve yöntemlerle taleplerini dünya çapında güçlü bir biçimde dile getirdiği ve sosyalizm alternatifini kurtuluşun yolu olarak işaret ettiği bir 1 Mayıs yeni toplumsal saflaşmalara ama özellikle de işçi sınıfının tarihsel rolüne vurgu yapacak. Adıyla sanıyla birlik, mücadele ve dayanışma günü yeni dönemin rotasını çizecek. 

Bu bakımdan sosyalistlerin ve emekçi sol güçlerin tarihsel rollerine uygun bir politik hattan ilerlemeleri belirleyici bir yerde duruyor. Her koşulda sokakta olma çizgisini görünür biçimde hayata geçiren, tüm emek güçlerini bir biçimde sürece dahil eden ve dönemin temel ekseni olarak ücretli izin talebini genel grev genel direniş hattına bağlayan bir yaklaşım bunu başarabilir. Sosyalist ve emekçi sol kuvvetler ile işçi sınıfı örgütlerinin taleplerinin pratik hatta buluşması için olabildiğince uygun bir zemin var. Mevcut sendikal örgütlülüğün sınırlılıklarını vurgulayan ve döneme özgün bir birleşik hareket zemini olarak Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu bu bakımdan tipik bir örnek.

Keza hareket halindeki sosyalist, emekçi sol kuvvetler ve emek örgütlerinin ortaya koyduğu pratiklerin hızla ilginin merkezine yerleşmesi de bu bakımdan vurgulanabilir.

***

O zaman yapılması gereken şey açıktır.

1 Mayıs'ın emek haftası olarak organize edilmesi bu bakımdan yol açıcı olabilir. Bu süre boyunca özgün ve birleşik zeminlerde planlamaların yapılması, üretimi sürdüren fabrika önlerinde yapılacak açıklamalar, belli iş yerlerinde kısa yada uzun süreli iş bırakarak 1 Mayıs kutlamalarının yapılması, yemekhanelerde taleplerimizi ve 1 Mayıs'ı açıklayan konuşmalar yapmak ve masalara vurularak ses çıkarma eylemlerinin yapılması, 1 Mayıs'ın ve taleplerin ifade edildiği dövizlerle resimlerin çekilmesi, 1 Mayıs günü platformun çağrısıyla emekçi semtlerde başlayan 20.20 eylemlerini her koşulda sokakta 1 Mayıs marşı ve taleplerin sahiplenilmesine dönük çağrılarla yapmak, evlerden talepler ya da 1 Mayıs'la ilgili afiş, pankart, kırmızı bezler asılması ve 1 Mayıs marşının çalınması, sosyal medya kampanyaları düzenlenmesi ve en önemlisi Taksim Kazancı Yokuşu'na karanfil bırakmakla yetinmeyen İstanbul başta gelmek üzere belirlenen bazı alanlarda, emek havzalarında, fiziksel mesafe kuralına uyacak biçimde belli bir kitleyle kutlama ya da yürüyüşlerin yapılması gibi bir dizi biçim ve yolla 1 Mayıs genel grev genel direniş çığlığının büyüdüğü bir içeriğe kavuşabilir.

***

1 Mayıs 2020 sokağın, birleşik mücadelenin ve dayanışmanın yaratıcı bin bir biçim ve yolla hayatla buluştuğu bir gün olarak tarihe armağan edilmelidir.

Sosyalistler pandemi krizinin patladığı ilk günden itibaren hayata geçirmeye çalıştığı çizgiyle bunun başarılabilir olduğunu gösterdiler. Ancak bu yetmez. Bu hattı tüm işçi sınıfı ve emekçi sol güçlerle etkileşime sokmak ve genel grev, genel direnişi bir ajitasyon ve propaganda sloganı olmaktan öteye taşıyarak eyleme yaklaştırmak gerekir. 1 Mayıs 2020 bu yöne doğru atılmış bir sıçrama tahtası, bir manivela olabilir. Dünyada yükselen yeni isyan dalgasının rotası kapitalist barbarlığa karşı sosyalizmdir.

Evet, eski dünya temellerinden sarsılıyor. Evet, kapitalist sistemin varoluşsal krizi tüm çıplaklığıyla işçi sınıfı ve ezilenler nezdinde somutlaşıyor. Evet, bir yanda devrim, öte yanda insanlığı yıkıma sürükleyen bir barbarlık küresel çapta karşı karşıya gelmeye hazırlanıyor. Dünyayı saran ayaklanmalar dalgasının daha yıkıcı bir güç ve yaygınlıkta ortaya çıkacağını söylemek bir kehanet değil, her günkü gelişmeler tarafından olgunlaştırılan bir gerçeklik olarak belirginleşiyor. O zaman dünyayı sosyalizm kurtaracak şiarını ete kemiğe büründürmek için bir adım öne.