Suruç Katliamı 127. ayında: Suruç için adalet demekten vazgeçmeyeceğiz
Suruç'ta katledilen 33 düş yolcusu için katliamın 127. ayında İstanbul ve İzmir'de gerçekleşen eylemlerde, sosyalistlere yönelik siyasi kırım operasyonunda Suruç için adalet mücadelesi yürütenlerin tutsak edildiği hatırlatıldı, "Suruç için adalet, herkes için adalet, demekten vazgeçmeyeceğiz" denildi.
Suruç Katliamı'nın 127. ayında katledilen 33 düş yolcusu İstanbul ve İzmir'de anıldı.
İstanbul'da Halitağa Caddesi'nde gerçekleşen eyleme DEM Parti Milletvekili Çiçek Otlu, DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Çınar Altan ve sosyalist kurumlar ile gençlik örgütleri katıldı. "Hiçbir düş yarım kalmayacak" pankartının açıldığı eylemde sık sık, "Suruç için adalet, herkes için adalet", "Suruç'un hesabı sorulacak" sloganları atıldı.
Basın metnini SGDF MYK üyesi Adnan Özcan okudu.

Katliamdan bu yana gerçek failler yargılanmazken her fırsatta 33 düş yolcusunun aileleri ve yoldaşlarının adalet mücadelesini sürdürdükleri için saldırılarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Özcan, 3 Şubat'ta gerçekleşen ev baskınlarına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Aralarında inisiyatifimiz üyelerinin, gazilerimizin ve 127 aydır adalet mücadelemizi büyüten, oturumlarımıza katılan dostlarımızın da olduğu yüzün üzerinde kişi ev baskınlarıyla gözaltına alındı ve tutuklandı. Gözaltında ve adliyede arkadaşlarımıza sorulan sorular arasında adalet oturumlarımıza neden katıldıkları da yer alıyordu. Bu soruya bizler cevap verelim: Katliamın yaşandığı ilk andan bu güne, bu topraklarda yaşanan bütün katliamların aydınlatılması ve adalet arayan herkesin mücadelesinin ortak olduğunu bilerek sokak sokak düş yolcularımızın adını haykırdık."
'SURUÇ İÇİN ADALET, DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
Suruç Katliamı'nın "münferit" bir olay olmadığına ve bu topraklarda itiraz eden herkese karşı örgütlü ve planlı bir biçimde gerçekleştirildiğine vurgu yapan Özcan, "Bu gerçekle hareket eden Suruç aileleri, yaralıları ve Suruç dostları olarak katliamın tüm gerçekleriyle aydınlatılması için mücadele ettik, etmeye de devam edeceğiz. 33'lerin düşlerindeki özgür dünya tüm bu mücadelelerin buluştuğu ve gerçek adaletin sağlandığı bir dünyaydı. Bu nedenle de her zaman söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz. Düş yolcularımız şahsında verdiğimiz mücadeleyi kriminalize etmeye çalışanlara karşı 'Suruç için adalet, herkes için adalet' demekten vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.
TALEPLER YİNELENDİ
Adnan Özcan, "Bugün bir kez daha ifade ediyoruz: Suruç Katliamı münferit bir saldırı değil, örgütlü ve önlenebilir bir katliamdır. Bu nedenle yalnızca tetikçilerin değil, bu katliama giden yolu açan herkesin yargılanması gerekmektedir" dedi, ardından taleplerini sıraladı:
"- Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek failler ortaya çıkarılsın.
-İhmali ve sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülsün.
-Firari sanıkların yakalanarak ve yargı önüne çıkarılsın.
-Suruç Katliamı insanlığa karşı suç olarak değerlendirilsin ve zaman aşımı uygulanmasın.
- Adil, şeffaf ve etkin bir yargılama yapılsın.
-Tutuklanan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın.
-Adalet mücadelemiz dosya konusu yapılmaktan vazgeçilsin."
İZMİR
İzmir'de de Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ndeki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleşen anmada "Hiçbir düş yarım kalmayacak" yazılı pankart açıldı. Eyleme sosyalist kurum temsilcileri ve gençlik örgütleri destek verdi. "Suruç şehitleri ölümsüzdür" sloganının atıldığı eylemde basın metnini Suruç Gazisi Koray Türkay okudu.