Şırnak'ta öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi

Eğitim Sen, Şırnak'ta öğrencilere "seminer" adı altında şiddet içerikli videolar izletilmesini ve ajanlaştırmanın teşvik edilmesini protesto etti.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Şırnak Şubesi, Şırnak ve ilçelerinde İl Emniyet Müdürlüğü'nün "Şırnak Gençlik ve Güvenli Gelecek" adı altında öğrencilere ajanlık dayatmasında bulunmasına tepki gösterdi.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılan açıklamaya, KESK EŞ Genel Başkanı Ayfer Koçak, Eğitim Sen MYK üyesi Zülküf Güneş, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) katıldı. "Çocukları protokollerle eğitimden mahrum bırakma" pankartı açılan eylemde, "Ajanlaştırma politikalarına son verin" dövizleri taşındı.
Söz konusu seminerlerin Milli Eğitim Bakanlığı'nın ideolojik dönüşüm projelerinin bir parçası olduğunu belirten Eğitim Sen Şırnak Şube Başkanı Adnan Şenbayram, "Bakanlık, bu ideolojik ve gerici dönüşüm projelerini Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adı altında resmi hale getirmiş; ÇEDES ve benzeri protokollerle eğitimi bilimsel, laik ve çağdaş temellerden uzaklaştıran uygulamaları yaygınlaştırmıştır" dedi.
'ŞİDDET VİDEOLARI İZLETİLDİ, AJANLAŞTIRMA TEŞVİK EDİLDİ'
Şenbayram, 2024 yılı Nisan-Mayıs aylarında ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen "Gençlik ve Güvenli Gelecek" seminerlerinde ciddi hak ihlalleri yaşandığını ifade etti. Emniyetle işbirliği içinde yürütülen bu seminerlerde, pedagojik değerlendirmelerden geçmeyen, okul rehber öğretmenleri ve uzmanlarca denetlenmemiş içeriklerin kullanıldığını belirten Şenbayram, "Seminerlerde öğrencilere şiddet ve çatışma videoları izletilmiş, ajanlaştırma dili teşvik edilmiş, militarist ve milliyetçi söylemlerle öğrencilerin bilinçleri yönlendirilmiştir" dedi. Şenbayram, bu uygulamaların eğitim ortamının güvenliğine ve çocuk haklarına aykırı olduğunu söyledi.
KOÇAK: BİR AN ÖNCE MİLİTARİST POLİTİKALARDAN VAZGEÇİLSİN
KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ise şu ifadeleri kullandı: "Çocukların gelecekleri yakılıyor, Şırnak'ın çevresindeki ormanlar katlediliyor, dağları delik deşik ediliyor ve Şırnak'ta çocukların eğitim süreçlerine müdahale edilerek, gelecekleri yok edilmeye çalışılıyor. Peki hangi şartlarda bunlar yaşanıyor? Ankara'da kardeşlik ve dayanışma komisyon toplantılarının yürütüldüğü bir dönemde yaşanıyor, barış sürecinin başlatılmaya çalışıldığı bir dönemde yapılıyor. Bu süreç çatışmasız süreçten bağımsız değil. Evet, savaşlar dönemi demokrasinin rafa kaldırıldığı süreçlerdir. Ve demokrasinin olmadığı şartlarda emeğiyle geçinen yoksullar o sürecin bütün bedelini öder. Biz artık bu bedeli ödemek istemiyoruz. Bir an önce militarist, savaş kışkırtıcılığının sebep olabilecek politikalardan vazgeçilmesini istiyoruz."