Qamişlo'da 'devrim ve sosyalizm' paneli: Mücadele sınıf mücadelesidir
Qamişol'da yapılan "devrim ve sosyalizm" panelinde, devrimin güncel ve sosyalizmin ihtiyaç olduğunun altı çizildi. Halkların emperyalizme karşı mücadelesinin sürdüğü kaydedilen panelde, "demokratik halkçı devrimi savunup sosyalizme taşımak, tüm Suriye, Kürdistan ve Ortadoğu'ya yaymak" gerektiği kaydedildi.
Devrimci Komünist Hareket (TKŞ) Qamişlo'daki Okuma Parkında "devrim ve sosyalizm" paneli gerçekleştirdi. Panel, devrim mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşuyla başladı. Kurdistana Azad sitesi yazarı Ahmet Polad ile SYPG temsilcisi Mizgin Erebo'nun sunum yaptığı panelde Başûr'dan gönderilen mesajlar ile ESP MYK üyesi Orhan Çelebi'nin mesajı dinlendi. Etkinlikte ayrıca "kadın devrimi" konulu sinevizyon gösterimi yapıldı.
'HIRSIZLIKLA SERMAYELERİNİ ARTIRIYORLAR'
İlk sözü alan Kurdistana Azad yazarlarından Polad yaptı, devrimin dünyada güncel ve sosyalizmin ihtiyaç olduğuna değindi. Kapitalistlerin önce kendi ülkelerinin işçisinin emeklerini sömürdüğünü, ardından da başka ülkeleri sömürerek sermayelerini biriktirdiğini ve emperyalizmin küreselleşmesinin altyapısını oluşturduğunu kaydetti. "Bugün bile hala açıkça hırsızlık ile sermayelerini arttırıyor milyarlarca insanın emeğini, ülkelerin yeraltı ve yer üstü kaynaklarını sömürüyorlar" diyen Polad, emperyalist ABD'nin Venezuela'da olduğu gibi Güney Amerika'nın bütün zenginliklerine göz diktiğine dikkat çekti.

Emperyalistlerin sözlerinin tarihsel ve diyalektik materyalist, bilim ve akıl tarafından yalanlandığının altını çizen Polad, "Ellerindeki her şeyi bizden çaldıklarını biliyoruz. Proletaryanın, emekçilerin alın teri sayesinde her şeyi var. O halde geri almak için örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz. Bunun için başka alanlarda farklı örgütler komünist partiler kurup mücadele ediyor, savaşıyoruz" dedi.
'ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZÜ ARTIRMAMIZ GEREKİYOR'
Polad, şöyle devam etti: "Rojava'da ise hareketimizin yanısıra komün ve meclis gibi örgütlenme olanaklarına sahibiz. Bu örgütlerin Paris Komününde ve Sovyetler Birliği'nde işçi ve emekçilerin iktidar aygıtları olarak açığa çıktığını biliyoruz. O halde burada bu işlevini yeniden ve daha güçlü kazanması için örgütlülüğümüzü arttırmamız gerekiyor. Rosa Luksemburg'un da dediği gibi devrim bir bisiklettir, durursak düşeriz. Bundan dolayı da ileri gidişimizi sürdürmemiz, bu demokratik halkçı devrimi savunup sosyalizme taşımamız, tüm Suriye, Kürdistan ve Ortadoğu'ya yaymamız gerekiyor. Bugün Şexmeqsud'da gördüğümüz gibi emperyalizmin dünya üzerindeki egemenliğini sonlandırıncaya kadar, işçi ve emekçilerin- kadınların merkezi örgütlerine, ordularına, meclis ve komünleri yoluyla kendi yönettikleri devlete ihtiyacı var. Bu da yetmez, bu devrimin içeriden yıkılmaması, can ve kan pahasına kazanılmış devrimin seçimler yoluyla teslim edilmemesi için burjuvaziye karşı amansız bir diktatörlük kurmak zorundadır."
'KAPIMIZI ÖZGÜRLÜĞE Mİ YOKSA KÖLELİĞE Mİ AÇACAĞIZ'
Ardından SYPG temsilcisi Mizgin Erebo söz aldı. Sosyalizm tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemden geçildiğini belirten Erebo, üçüncü dünya savaşının emarelerinin görüldüğünü ve yeni bir aşamaya girildiğini ifade etti. Erebo, "Kapımızı özgürlüğe mi yoksa köleliğe mi açacağımız bizim elimizde" dedi.

Kadınların, erkeklerin, işçilerin ve gençlerin kurtuluşunun sosyalizmde olduğunu vurgulayan Erebo, savundukları sosyalizmin proleter diktatörlüğü, meclisler ve komünler temelinde inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Rojava devriminin demokrasinin altyapısını oluşturduğunu ifade eden Erebo, bunun dünya ölçeğinde ileri bir adım olduğunu ancak devrimin yeni bir aşamaya geçmesi gerektiğini dile getirdi. İşçi, emekçi ve küçük burjuvazinin ittifakına işaret eden Erebo, mücadelenin hem sınıfsal hem de ulusal bir karakter taşıdığını vurguladı. Arap, Süryani, Ermeni, Kürt ve Alevi halklarının ortak özgürlüğü için bu ittifaka ihtiyaç olduğunu belirten Erebo, işçi kadın ve erkeklerin ittifakının da hayati önemde olduğunu söyledi. Kadınların hem cins mücadelesi hem de genel mücadele yürüttüğünü ifade eden Erebo, kadın özgürlük mücadelesinin güvence altına alınabilmesi için devrimin sosyalizme ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
'BURJUVAZİ ÖNÜNDE SONUNDA BİZE KARŞI SAVAŞACAKTIR'
ABD emperyalizminin Rojava'daki rolüne dikkat çeken Erebo, bir yandan QSD ile ittifak kurulurken diğer yandan HTŞ ve DAİŞ zihniyetlerinin desteklendiğini belirtti. Şehba ve Afrin'de yaşananların bunun somut örnekleri olduğunu söyledi. Mücadelenin silahlı karakterine de değinen Erebo, hiçbir burjuvazinin mülkünü kendi rızasıyla işçi ve emekçilere devretmeyeceğini belirterek, "Burjuvazi önünde sonunda bize karşı savaşacaktır, buna karşı biz de mücadele edeceğiz" dedi.
Ortadoğu'daki gelişmelere işaret eden Erebo, komünistlerin tüm bölge devrimlerine hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Rojhilat ve İran'da devrimin eşiğinde olunduğunu, Bakur Kürdistan'da ise işçilere yoksulluk ve ölüm dayatıldığını ifade etti. Suriye'de Golani ve HTŞ gibi güçlerin ülkeyi yönetemeyeceğini vurgulayan Erebo, Alevi ve Dürzi halkların direnişine dikkat çekti. Bugünkü sürecin savaş ve zaferle netleşeceğini belirten Erebo, "Bugünkü savaş sınıf savaşıdır, sınıflar birbirine karşıdır. Sosyalizmin yenildiğini ilan edenler, bundan dolayı bu gün hala komünist önderleri hedef almakta, katletmektedir. Baran Serhat'tan Ahmet Şoreş'e, Hindistan'dan Filistin'e özel olarak devrimci ve komünist önderler bundan dolayı hedef alınıyoruz" ifadelerini kullandı.