21 Temmuz 2024 Pazar

Mersin NKP: Nükleer lobi ne insana ne de canlıya saygı duymuyor

Akkuyu Nükleer Santralinde çalışan en az 1500 işçinin yemekten zehirlenmesinin ardından açıklama yapan Mersin NKP, "Nükleer Lobi diye adlandırdığımız sermaye çevreleri ne insan ne de canlı hayatına zerrece saygı duymamaktadır. Yaşadıklarımızdan yola çıkarak benzer bir felaketin Fukuşima'da olduğu gibi, Akkuyu'da da olması ihtimali ütopik değildir" denildi.

Mersin Nükleer Karşıtı Platform, yaptıkları açıklamayla dünyanın hiçbir yerinde çalışan, inşa halinde ve proje olarak nükleer santral istemediklerini ve buna karşı mücadele edeceklerini kaydetti.

'ÜÇ OKYANUSTA OLUŞACAK KİRLİLİK AKDENİZ'E ULAŞACAK'
"Nükleer santral istemiyoruz" pankartı ve dövizlerinin taşındığı eylemde, Japonya'da 11 Mart 2011 tarihinde meydana gelen deprem sonrası Fukuşima Daichi Nükleer Santralinin tsunami dalgaları altında kalarak ekosisteme büyük bir felaket yaşattığı ve bugün daha dehşetli bir aşamasına gelindiği hatırlatıldı. UAEK ve Japon Hükümetinin resmi verilere göre 1, 38 milyon metreküp biriktiği ve radyoaktif izotoplarla kirlenen soğutma suyunu sözüm ona filtre ederek Pasifik Okyanusuna deşarjına karar verildiği iddiasına ilişkin, "Biz biliyoruz ki; bahsettikleri filtrasyon sisteminin tutamadığı, hidrojenin radyoaktif izotoplarından olan Trityum ve Döteryumun katıldığı radyoaktif özellik kazanan su molekülleri deniz suyuna geçecek ve canlılar tarafından metabolizmalarına alınarak kalıcı hasarlar bırakacaktır. Yarı ömrü 24 yıl olan hidrojen izotoplarının bileşeni olduğu su molekülleri buharlaşarak atmosfere çıkacak dünyanın hemen her yerinde yağış olarak yeryüzüne inecektir. Liyakatleri son derece tartışmalı yetkililer, deşarjın 20 Yıl devam edeceğini söylemektedir. Yapılan dağılım modellemelerine göre bu kirliliğin önce Kuzey Amerika'nın batı kıyılarını sonra Atlas ve Hint okyanusunu kirleteceği ön görülmüştür. Üç okyanusta oluşacak kirlilik kuşkusuz Akdeniz'e de taşınacaktır" denildi.

'SERMAYEDARLARIN DÜNYAMIZI YOK ETMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ'
Nükleer Güç Santrallerinin (NGS) büyük riskler barındırdığının, kaza sonrası büyük felaketlerle karşı karşıya kalındığı örneklerinin hatırlatıldığı açıklamada, "Yetmezmiş gibi devletler aralarındaki çıkar çatışmaları sonucu birbirlerini NGS'lerini vurmakla tehdit etmekten geri durmuyorlar. Bu durum ortaya çıkarıyor ki; NGS'ler kurulu oldukları yerler için kitle imha silahı olarak görülüyor.  Üstüne IPCC'in (Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli) Mısır Şarm-el Şeyh'deki toplantısında NGS'lerin sırf karbondioksit emisyonu olmadığı için yeşil enerji sınıfına alındığını utanç ve dehşet içinde izledik.  Biz Nükleer karşıtları biliyoruz ki; Nükleer programlar başlı başına devlet politikası değil, devlet destekli kapitalist politikalardır. Bir avuç sermayedarın kar hırsı uğruna Dünyamızı yok etmesine müsaade etmeyeceğiz" ifadeleri kullanıldı.

'AKKUYU NGS'DE İŞÇİLER ZEHİRLENDİ'
Mersin'de inşaatı devam eden Akkuyu NGS'nin Fukuşima ile benzer kaderi paylaşma olasılığının azımsanamayacağına dikkat çekilen açıklama şöyle devam etti: "İnşaatta yapılan hatalar, mekanik aksamda var olan hatalar bizlerin malumudur. Kaidelerine uygun yapmış olsa dahi deniz suyunun sürekli ısınması bir süre sonra soğutma suyu ihtiyacını karşılayamayacak bir noktaya gelecektir.  En son 13 Eylül tarihinde Yeşilovacık açıklarında 11 km derinliğinde, Akkuyu'ya 15 km mesafede 2.6 büyüklüğünde bir deprem olması endişelerimizi daha da arttırmıştır. Çok yakın zamanda Kıbrıs'ın kuzeybatı kıyılarında ve Mersin kıyılarında birçok deprem meydana gelmiştir. 16 Mart 2023'de Narlıkuyu'ya 20 km mesafede 4,5 büyüklüğünde, 11 Ocak 2022'de Kıbrıs'ın kuzeybatı kıyısında Misis-Dipkarpas-Girne-Antalya Körfezinden geçen Helenik Fayı üzerinde Akkuyu'ya 160 km mesafede 6,2 şiddetinde deprem yaşanmıştır. O bölgede yakın bir fay hattı olmadığını iddia eden yetkililer, bu konularda hiçbir açıklama yapmamışlardır. Bölge şiddetli depremlerden ve tsunamiden ari bir bölge değildir. Kıbrıs dalma batma kuşağı, Antakya Ölüdeniz, Misis fay hatlarında oluşan şiddetli depremlerin Anamur Mersin arasındaki sahillerde tsunamiye yol açtığı arkeolojik ve tarihsel kayıtlarda saptanmıştır. 14 Eylül günü ise Akkuyu NGS inşaatında çalışan işçiler yedikleri yemekten zehirlenmiş, yıllardır dikkat çektiğimiz iş cinayetlerine bir yenisinin eklenmesi kıl payı ile atlatılmıştır.

'NÜKLEER SANTRAL İSTEMİYORUZ'
"Maliyetleri düşürme, karları arttırma hırsından kaynaklanan, 1500 işçinin zehirlendiği bu olay da göstermektedir ki, Nükleer Lobi diye adlandırdığımız sermaye çevreleri ne insan ne de canlı hayatına zerrece saygı duymamaktadır. Yaşadıklarımızdan yola çıkarak benzer bir felaketin Fukuşima'da olduğu gibi, Akkuyu'da da olması ihtimali ütopik değildir. Akkuyu'nun bir Çernobil, bir Fukuşima olmaması için, Akkuyu Nükleer Santral inşaatı derhal durdurmalıdır. Sinop, İğneada projeleri iptal edilmelidir. Dünya'nın hiçbir yerinde, ne çalışan, ne inşa halinde, ne de proje olarak hiçbir nükleer santral istemiyoruz."