Komala'dan ABD-İsrail'in "Rojhilat" planına ilişkin açıklama*
Komala, ABD ve İsrail'in Rojhilat'ı kara savaşına sürükleme girişimine ilişkin açıklama yaptı. Böylesi bir planın, Rojhilat'ı savaş alanı haline getireceğine dikkat çekti, "Bu halkın özgürlüğüne yaramayacak" dedi. Komala, "Biz ne büyük güçlerin askeri projelerinin bir parçasıyız ne de Kürdistan halkının adil mücadelesinin jeopolitik oyunların aracı olmasına izin vereceğiz" dedi.
İran Komünist Partisi- Kürdistan Örgütü (Komala) Merkez Komitesi, ABD ve İsrail'in "Rojhilat planı"na ilişkin açıklama yaptı.
ABD ve İsrail'in Rojhilat kentlerini de hedef aldığını belirtti, "Buna karşılık, İran rejimi, kendi güçlerini korumak için bilinen en insanlık dışı yöntemlerden birine başvuruyor: Askeri ve güvenlik güçlerini halkın arasına yerleştirmek" dedi, halkın, "canlı kalkan" olarak kullanıldığını belirtti. "Bu durum, bu savaşta halkın canının hiçbir taraf için önem taşımadığını açıkça gösteriyor" dedi.
Rojhilat ile ilgili basında yer alan haberlere dikkat çeken Komala, "Yayınlanan raporlar, ABD ve İsrail'in bazı Kürdistan partilerinin silahlı güçlerini İran'a karşı kara kuvveti olarak kullanmayı planladığını gösteriyor. ABD ve İsrail temsilcileri ile bazı siyasi kaynaklara göre, Kürdistan partilerinin silahlı güçlerinin Kürdistan Bölgesi topraklarından İran'ın Kürt bölgelerine girip bu bölgelerin bazılarını kontrol altına alması için bir plan inceleniyor.
Söylenenlere göre, bu plan önce İsrail ve MOSSAD tarafından ortaya atılmış, ardından ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) da buna katılmıştır. Hatta bazı raporlar, ABD temsilcileri ile Kürdistan partilerinin bir koalisyonunun liderleri arasında temas ve görüşmelerin yapıldığını aktarıyor. Bu plan kapsamında, söz konusu partilerin silahlı güçleri ABD ve İsrail'in askeri ve siyasi hedeflerini ilerletmek için kara kuvveti olarak kullanılacaktır."
'KÜRDİSTAN SAVAŞIN ANA MERKEZİ HALİNE GELİR' UYARISI
"Böylesi bir politikanın Kürdistan halkı için sonuçları çok açık ve aynı zamanda çok tehlikelidir" diyen Komala, şu uyarılarda bulundu: "Bu partilerin silahlı güçlerinin Kürdistan şehirlerine girmesi, Tahran'daki rejim hala iktidarda olduğu sürece, Kürdistan'ı savaşın ana merkezi haline getirmek anlamına gelir. Böyle bir durumda, Kürdistan'ın şehir ve köyleri İran İslam Cumhuriyeti ile ABD ve İsrail destekli güçler arasında doğrudan savaş alanına dönüşür ve ilk mağdurlar savunmasız halk olur."
Komala, tarihsel deneyimleri hatırlattı, "Büyük güçlerin politikalarına ve vaatlerine güvenmek acı sonuçlar doğurmaktadır" dedi ve ekledi: "1990-1991 yıllarında, Körfez Savaşı sonrası Kürdistan halkı kendi ayaklanmasıyla Kürdistan Bölgesi'ni özgürleştirdiğinde, ABD hükümetinin Kürt muhalefet partilerine verdiği vaatlere rağmen Saddam ordusu geniş çaplı saldırılara başladığında ABD ve müttefikleri Kürt halkını yalnız bıraktı. Bunun sonucu olarak yüzbinlerce Iraklı Kürt evlerini terk etmek zorunda kaldı ve dağlarda süründü; birçok çocuk ve yaşlı hayatını kaybetti."
Rojava'daki gelişmelere dikkat çeken Komala, "Suriye'deki Kürt güçleri uluslararası müttefikleri tarafından defalarca yalnız bırakılma tehlikesiyle karşılaştı ve her seferinde siyasi ve askeri dengeler değiştikçe büyük güçlerin politikaları da değişti" diye belirtti. Bu senaryonun bölgesel sonuçlarına da dikkat çeken Komala, "Çatışmalar yayılır ve Kürdistan partilerinin silahlı güçleri savaşa girerse, Irak Kürdistan Bölgesi de ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır. İran rejimi ve ona bağlı Haşdi Şabi grupları, Kürdistan Bölgesi halkına baskı uygulamak için her türlü eyleme hazır olduklarını defalarca göstermiştir" uyarısını yaptı.
TÜRK DEVLETİNİN ROLÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Türk devletinin rolünün de gözardı edilmemesi gerektiğini belirten Komala, "Türk devleti, Kürt sorununu her zaman kendi iç güvenlik sorunu olarak değerlendiriyor ve bölgedeki Kürt halk hareketlerini sınırlamak ve engellemek için hiçbir fırsatı kaçırmaz. Mevcut gelişmeler, Türk devletine de doğrudan veya dolaylı müdahalelerle Kürdistan halkının haklı mücadelesine darbe vurma fırsatı sunabilir" dedi.
İran Komünist Partisi- Kürdistan Örgütü (Komala) Merkez Komitesi, "Bu nedenle İran Kürdistan'ının küresel ve bölgesel güçlerin vekalet savaş alanına dönüşmesi, halkın özgürlüğüne yaramayacak, aksine bu bölge halkı ve tüm İran'daki özgürlük hareketi için büyük bir felaket doğuracaktır" uyarısını yaptı.
'ABD VE İSRAİL'İN İTTİFAKLARINDA YOKUZ'
Komala savaş karşısındaki kendi tutumunu bir kez daha hatırlattı: "Komala, Kürdistan halkı arasında köklü bir devrimci güçtür ve onlarca yıldır İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı mücadelenin ön saflarında yer almaktadır. Bu mücadele gerçek, bedellerle örülmüş ve süreklileşmiş, binlerce özgür insan bu yolda hayatını kaybetmiştir. Ancak bu mücadele deneyimi bize önemli bir ders sunmuştur: Özgürlük, eşitlik ve ulusal baskıdan kurtuluş gibi kalıcı kazanımlar, halkın kendi gücüne dayanarak elde edilir. Komala, İran rejimine karşı ciddi ve kesintisiz mücadele ederken, ABD ve İsrail politikaları doğrultusunda herhangi bir ittifaka veya projeye katılmayacaktır."
"Biz ne büyük güçlerin askeri projelerinin bir parçasıyız ne de Kürdistan halkının adil mücadelesinin jeopolitik oyunların aracı olmasına izin vereceğiz" diyen Komala, "Mücadelemiz özgürlük, eşitlik ve halkın kendi kaderini tayin hakkı içindir; ABD ve İsrail gibi halkların haklarını ihlal eden ve emperyalist politikalar izleyen devletlerin hedeflerini ilerletmek için değil" diye belirtti.
"Kürdistan ve İran halkının kaderi kendi ellerinde şekillenmelidir" diyen Komala, açıklamasında son olarak şunları belirtti: "Gerçek müttefiklerimiz işçiler, kadınlar, gençler, öğretmenler, ezilen halklar ve tüm özgürlük güçleridir; her gün politikalarını değiştiren ve dün ile bugün arasında fark gözetmeyen devletler değil. Bugün her zamankinden daha önemli olan, Kürdistan halk hareketinin siyasi bağımsızlığını korumak ve bu hareketin ABD ve İsrail'in politikalarının aracı haline gelmesini engellemektir. Komala, Kürdistan halkının ve tüm özgürlük yanlısı İran halklarının yanındadır. İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı mücadele ettik ve etmeye devam edeceğiz. Ancak bu mücadeleyi, bağımsız politikamız çerçevesinde ve toplumun kendi gücüne dayanarak yürüteceğiz; büyük güçlerin projeleri çerçevesinde değil."
*İbrahim Alizadeh'in liderliği yaptığı Komala.