13 Ocak 2026 Salı

Kobanê'de 'Devrim ve Sosyalizm' paneli gerçekleştirildi

Rojavalı komünistler, "Devrim ve Sosyalizm" panellerinin üçüncüsünü Kobanê kentinde gerçekleştirdi. Kurdistana Azad yazarı Ahmet Polad ve SYPG temsilcisi Mizgin Erebo'nun sunum yaptığı panelde, Rojava devriminin sosyalizme ilerletilmesinin önemi konuşuldu.

Rojavalı komünistler, "Devrim ve Sosyalizm" panellerinin üçüncüsünü Kobanê kentinde gerçekleştirdi. Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) Merkez Komite (MK) üyesi Zeki Gürbüz ve MLKP'nin genç komutanlarından Özgür Namoğlu'na atfedilen panelde Şêxmeqsût direnişinde ölümsüzleşenler de anıldı. Panel, devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına saygı duruşuyla başladı. Panelde Kurdistana Azad sitesi yazarlarından Ahmet Polad ve SYPG temsilcilerinden Mizgin Erebo sunum yaptı.

'KİNİMİZ, ÖFKEMİZ ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZÜ GÜÇLENDİRMELİ'
Şêxmeqsût direnişinde ölümsüzleşenleri anarak sözlerine başlayan Ahmet Polad, "Tüm Kürdistan gibi biz de çok üzgünüz, bu üzgünlük, bu burukluk burada da görülüyor. Üzülmeye hakkımız var çünkü onurlu insanlar, fedai insanlar, yurtlarına adanmışçasına direniş kararı aldılar ve fedaice ölümsüzleştiler. Düşmanın eline geçmemek için bedenlerini bombaya çevirerek düşmanın üzerine gittiler. Bu kuşkusuz bizi üzecek çünkü yurdumuz, bu büyük yurtseverleri devrimine feda etti. Ancak düşmana karşı nefretimizin, kinimizin, öfkemizin bu üzüntüden büyük olması gerekiyor. Üzüntü bizde inançsızlığa, teslimiyete dönüşmemeli. Kinimiz, öfkemiz örgütlülüğümüzü güçlendirmeli, bize güç vermeli, ki düşmanı her yerde yenebilelim. Bunun için ne yapmaya çalıştığımızı, niye buna çabaladığımızı daha iyi bilmemiz gerekiyor. Biz ne için yola çıktık? Devrim nedir? Her gün verdiğimiz şehitler, fedailer ne için şehit düşüyor? Bunu bir kez daha konuşmamız gerekiyor" dedi.

'TÜM SORUNLARIN KÖKÜNDE ÖZEL MÜLKİYET VAR'
Toplumun çektiği tüm acıların ve yaşadığı tüm sorunların kökünde özel mülkiyetin, emek sömürüsünün olduğunu ve kadının köleleştirilmesinin de aynı kökten kaynaklandığını söyleyen Polad, "Burjuva topluma karşı sosyalizm fikrini ilk öne sürenler ütopik sosyalistler oldu. Onlar sosyalizmi kendi ellerindeki olanaklarla hayal ettiler. Kabaca söylemek gerekirse, burjuvaziyi mülklerini işçileriyle paylaşmaya ikna edebileceklerini düşündüler. Ancak bugün durup soralım, böyle bir şey mümkün mü?" diye sordu.

Polad'ın bu sorusuna tüm salondan "hayır" yanıtları gelirken söz alan Xanim Îbrahim "Bunun mümkün olmadığını hem buradaki burjuvaların pratiklerinden görüyoruz hem de Türk devletinin pratiğinden görüyoruz. Onca toprağı yöneten Türk burjuvazisi hala gözünü buradaki, Başûr'daki, başka yerlerdeki kaç karışlık topraklara dikiyor. Asla gözü doymuyor, hep daha fazla istiyor. Paylaşması tabi ki mümkün değil" şeklinde konuştu.

'SOSYALİZMİN ZAFERİ İÇİN DAHA GÜÇLÜ ÖRGÜTLERE İHTİYACIMIZ VAR'
Bugün hala çeşitli şekillerde burjuvaziyi ikna ederek uzlaşma yoluyla sosyalizmi kurabileceğini iddia eden akımlar olduğunu, bunların iki yüz yılı aşkın süredir hiçbir yerde halkçılıktan öteye gitmeyen küçük burjuva pratikleri aşamadığını vurgulayan Polad, şöyle devam etti: "Marks ve Engels, sosyalizmi bir bilim olarak ele aldı. Tarihsel ve diyalektik materyalist yöntemi kullanarak egemenlerin binlerce yıldır bizleri uyutmak ve razı etmek için kullandığı masalları ve yalanları deşifre ettiler. Bugün sömürü çarkının nasıl oluştuğunu bildiğimiz gibi onu kırıp yok etmenin yolunu da biliyoruz. Üstelik bu bizim için farazi bir teori değil, Ekim Devriminin kanıtladığı gerçek bir amaç olarak var. Bugün Ekim Devrimi'nin ve sosyalizmin yenildiğini söyleyenler, bizden yenilgiye teslim olmamızı isteyenlerdir. Biz bugün sosyalizmin zaferi için ihtiyaç duyulan tüm koşulların hazır olduğunu görüyoruz. Bunu kurmak için çok daha güçlü ve kararlı örgütlere ihtiyacımız var. Ki eski olanı, kapitalist sömürü düzenini kökünden söküp atabilelim. Bunu yaptıktan sonra ise burjuvaların geri dönmesini, bu günlerde gördüğümüz İran şahı gibi hortlamasını önlemek için hem meclis ve komünlerimizi çok güçlü örgütlemeye, hem de bunlarla yöneteceğimiz sosyalist devletimizi kurmaya ihtiyacımız var. Biz devrim için savaşıp bedel öderken düşmanlarımızla kol kola olan ENKS gibilerin sonradan gelip devrimimizi demokrasi oyunlarıyla ele geçirmesini önlemek için de bu devletimizin bazı tedbirler alması gerekecek. Burjuvazinin örgütlenmesi- silahlanması yasaklanacak. Tüm ekonomik faaliyetleri kontrol altına alınacak. Devrimi sabote etmesinin tüm yöntemleri yasaklanacak. Bunun adı, proletarya diktatörlüğüdür. Burada, tüm işçi ve emekçilerin doğrudan katılımıyla kurulan meclisler yoluyla halka demokrasi, sömürücülere karşı ise diktatörlük vardır. Bunu reddedenler, açıktır ki özel mülkiyet dünyalarını korumak için açık kapı bırakmak isteyenlerdir. Küçük burjuva ideologları bize bu vaazda bulunabilirler, çünkü onların yarın büyütmek isteyeceği bir mülkiyeti var. Oysa milyarlarca insanın emeklerini satmak dışında bir yaşam yolu yok. Ve biz insanlığın geleceğini küçük burjuvazinin üst tabakasının büyümesi hayallerine heba edemeyiz."

'BİZ ÖZGÜR SOSYALİST BİRLEŞİK KÜRDİSTAN KURULMALIDIR DİYORUZ'
Kürt halkı için herkesin bir çözüm önerdiğini belirten Polad, "Biz Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkını savunuyoruz. Özgür sosyalist birleşik Kürdistan kurulmalıdır diyoruz. Bu Kürdistan kendini meclisler yoluyla yönetecektir. Ancak, biz Kürt komünistleri olarak tek başına bir kurtuluşun da mümkün olmadığını biliyoruz. Tüm bölge halklarıyla birlikte hareket edebilirsek, Demokratik Ortadoğu Federasyonu, Halk Cumhuriyetleri Birliğini kurabilirsek, devrimi tüm bölgeye yayabilirsek, özgür ve sosyalist Kürdistan'da yaşayabiliriz" ifadelerini kullandı.

EREBO: BİZE DÜŞMANLIK EDEN KAPİTALİSTLERDİR
İkinci sunumu yapan Mizgin Erebo, Rojava devriminin çok büyük kazanımlarla ilerlediğini, yok edilmek istenen Kürt halkını bugün Ortadoğu'da bir muhatap haline getirdiğini vurguladı. Erebo "Bugün burada sosyalizmi tartışmamızın çok önemli bir anlamı var. Devrimimiz bir aşamaya ulaştı ve bizim bundan sonrasına devam etmemiz gerekiyor. Çünkü eğer ilerlemezsek, şimdiye kadar bahsedilen emperyalistler, Rojava'yı yok oluşa sürükleyecek. Şimdiye kadar elde ettiğimiz tüm kazanımlar, elimizden gidecek. Arkadaşlar Sovyet devriminin neden yıkıldığını sormuştu, çünkü daha ileri adım atmadı, daha büyük bir adım atabilseydi yıkılmayı önleyebilirdi. Yarın Rojava devrimi için de aynı şeylerin söylememeleri için bugün bu panelleri yapıyoruz. Bugün bu devrimin sorumlusu bir kişi değil, biziz; gençlerimiz, annelerimiz, bu toprakların işçi ve emekçileridir. O halde daha somut olarak biz, ileri adım atmak için ne yapmalıyız? Bugün en hızlı şekilde halkın içerisinde sosyalist fikirlerimizi yaymalıyız ki bu fikir artık devrimi yönetsin. Sosyalizme doğru adım atabilmemiz için sınıfların iyice anlaşılması gerekiyor. Biz burada sınıfları temsil ediyoruz. Biz Kürt halkıyız, Ermeniyiz, Süryaniyiz, Çerkeziz, Türkmeniz, Arabız. Bugün halkların karşısında halklar yok. Çocuğunu nasıl doyuracağını düşünen işçi-emekçi bir Arap, Kürt'e nasıl düşmanlık edeceğim diye düşünemez. Bugün evinde yemek pişip pişmeyeceğini, mazotu olup olmadığını düşünen bir Kürt, bir başka halka düşmanlık etmeyi düşünemez. Böyle bir gerçeklik yok. Bugün bize düşmanlık eden, kapitalistlerdir, büyük burjuvazidir. Çünkü onların vakti var, nasıl paramı çoğaltabilirim diye düşünmek için. İşçileri nasıl daha çok kendime mecbur ederim diye, bunun için vakti var. Biz onlar için çalışmaya mecburuz. Tüm ulusların işçileri böyle. O halde bizim halkların birliğini güçlendirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

'KOMÜNLERİN ESKİSİ GİBİ İŞLEV KAZANMASI GEREKİYOR'
Sosyalizmin nasıl hayata geçirileceğine dair örnekler veren Mizgin Erebo "Komün ve meclisleri gerçek anlamlarına göre işlevlendirmemiz gerekiyor. Bu devrimin başından bugüne kadar bile bu değişti. Komün ve meclislerin eskisi gibi işlev kazanması gerekiyor. Komün, devrimin temelidir. Yine bizim sosyalizm için merkezi bir ekonomik yapımızın olması gerekiyor" dedi.

Kadın devriminin kazanımlarına değinen Erebo "Tüm halklarda işçi ve emekçilerin ittifakı sosyalizm için gereklidir. Ancak sosyalizmin zafere ulaşması için, kadın devriminin büyütülmesi gerekir. Tüm halkların erkek işçileri bunun için kadın devriminin ittifak kuvvetidir" diye vurguladı.

Panel, soru-cevap bölümüyle son buldu.