20 Ocak 2022 Perşembe

KESK 2021 hak ihlalleri raporunu açıkladı

KESK, "2021 yılı kamu sendikal hak ihlalleri raporu"nu açıkladı. Eş Genel Başkan Bozgeyik, 2016 sonrası yaşanan ihraçlar, yapılan başvurulara büyük oranda ret yanıtı verilmesi, OHAL-KHK düzeninin halen devam etmesi gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bozgeyik, 90'lı yıllara benzer bir süreç yaşandığına ve sürgünlerin arttığına dikkat çekti.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) 2021 yılında kamu emekçilerinin yaşadıkları hak ihlallerini raporlaştırdı. Sendika genel merkezinde MYK üyeleriyle açıklama yapan KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, yaşanan sorunun kaynağının kendilerini 'kurtarıcı' gibi göstermeye çalışan iktidar olduğunu vurguladı. Ekonomik krizin derinleştiğini vurgulayan Bozgeyik, "Ekonomik krizi TBMM'de onaylanan 2022 bütçesinde kamu hizmetlerine ayrılan ve kamu emekçilerinin ücretlerine yapılan sefalet ücreti "artışından" da net olarak görebilmekteyiz" dedi.

'KRİZİ YARATANLAR ÇÖZÜM ÜRETEMEZ'
Çözümün krizi yaratanlarda olmadığını vurgulayan Bozgeyik, "'Bizden daha ucuz çalıştıracak işçiyi başka yerde bulamazsınız, Çin modeli getiriyoruz' diyerek övünenlerin emekçilere vereceği hiçbir şey kalmamıştır" diye konuştu. 

Pandemi sürecinde güvencesiz, sözleşmeli ve taşeron çalıştırmanın yaygınlaştırıldığını, kayıt dışılık ve kuralsızlaştırmanın arttığını, on binlerce kamu emekçisinin ihraç edilmesiyle iş yükünün arttığını vurgulayan Bozgeyik, mobbing, iş kazaları ve cinayetlerin arttığına işaret etti.

FAŞİZME KARŞI FİİLİ MEŞRU MÜCADELE
Faşizmin baskı ve dayatmalarına karşı kazanılmış hakların korunmasının ve yeni haklar elde etmenin yolunun fiili-meşru mücadele olduğuna vurgu yapan Bozgeyik, "İşte tam da bu nedenle iktidarın emek, demokrasi karşıtı politikalarını eleştiren, karşı çıkan konfederasyonumuz, bağlı sendikalarımız ve üyeleri de tek adam rejiminin antidemokratik uygulama ve politikalarından nasibini almaktadır" diye kaydetti.

OHAL'i fırsata çeviren AKP hükümetinin onbinlerce kamu emekçisini ihraç ederek çalışma hakkını elinden aldığını hatırlatan Bozgeyik, 5 yıldır yürürlükte olan OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu'nun 123 bin 78 başvurudan 117 bin 828'ini karara bağladığının bilgisini paylaştı.

Başvurulardan 101 bin 987'sinin reddedildiğini sadece 15 bin 841 kişi hakkında göreve iade kararı verildiğini aktaran Bozgeyik, komisyonun göreve başladığı günlerdeki öngörülerinin çıktığını, hukuki süreç işliyormuş görüntüsü vermek için başvurulardan yüzde 13'ünde iade kararı verildiğini vurguladı.

15 Temmuz sonrasında 4 bin 816 KESK'linin hukuksuzca ihraç edildiğini hatırlatan Bozgeyik, 4 bin 239 başvurudan bin 604'üne ret, bin 140'ına kabul yanıtı verildiğini, diğer başvuruların halen karara bağlanmadığını söyledi.

100'DEN FAZLA EMEKÇİ İNTİHAR ETTİ
Göreve iade kararı verilen 15 üyelerinin bu süre içinde yaşamlarını yitirmesinden duydukları üzüntüyü dile getiren Bozgeyik, yaşanan intiharlara işaret etti, "100'den fazla insanımız ihraç sonrası yaşadıkları ağır sorunlar nedeniyle içine girdikleri çıkmazdan kurtulamayarak intihar etmişlerdir" dedi.

Barış akademisyenlerinin başvurularına verilen ret kararlarını da hatırlatan Bozgeyik, AYM kararlarına uyulmayan OHAL Komisyonu'nun iktidarın talimatıyla hareket ettiğini vurguladı. Bozgeyik, "Komisyonun retlerini reddediyoruz. Onlar gidecek biz geri döneceğiz. Hocalarımız üniversitelerdeki kürsülerine dönünceye kadar mücadelemize kesintisiz devam edeceğiz" diye konuştu.

SENDİKA ÜYESİ OLMAK SUÇ SAYILDI
OHAL Komisyonu kararlarını mahkemelere taşıdıklarının bilgisini paylaşan Bozgeyik, başvuruların yüzde 96'sının reddedildiğini söyledi.

İdare mahkemelerinin "mensubiyet", "iltisak", "irtibat" kavramlarına sığınarak başvuruları reddetmesine tepki gösteren Bozgeyik şu örnekleri verdi: "Örneğin AYM ve AİHM tarafından aynı eylem için hak ihlali ve yeniden yargılama kararı verilmesine rağmen konfederasyonumuzun kararı doğrultusunda hayata geçirilen 29 Aralık 2015 grevine katıldığı gerekçesiyle çok sayıda üyenin başvurusunu İdare Mahkemeleri ret etmiştir! Başka bir başvuruda kişi sendikamız BES üyesi olduğu için ret edilmiştir! Yine BES üyesi D.G davasında, katılmadığı, katılmadığını da ispatladığı halde, velev ki katılmış olsa da suç olmayan, katliamın yaşandığı 10 Ekim mitingine katılım gerekçe gösterilerek başvurusu ret edilmiştir. Hukuken facia niteliğindeki bu örnekleri çoğaltmak mümkündür."

OHAL'in 7145 sayılı kanunun 26. maddesi ve 375 sayılı KHK'ye eklenen geçici 35. madde ile devam ettirildiğini vurgulayan Bozgeyik, uygulamanın en çok iktidarın sendikal hak ve özgürlük karşıtı politikalarını eleştiren KESK'lileri hedef aldığını kaydetti.

BAKANLIK ONAYIYLA İHRAÇ KARARI
Bozgeyik, OHAL'in kaldırıldığı iddia edilirken geçici 35. madde eliyle 98 KESK'linin bakanlıkların oluru ile ihraç edildiğini hatırlattı, son olarak 21 Eğitim-Sen üyesinin Diyarbakır'da bu şekilde ihraç edildiğini söyledi.

KESK ve Eğitim-Sen'in eylem ve etkinliklerinin suç kapsamına alınmasını kabul etmeyeceklerini vurgulayan Bozgeyik, "Açık ki, AKP örgütlenme özgürlüğünü hedef almakta, sendikal ayrımcılığı derinleştirerek üyeleri istifaya zorlamaktadır" diye konuştu.

BTS VE HABER-SEN ÜYELERİNE SÜRGÜN SALDIRISI
1990'lı yıllarda sıklıkla karşılaşılan sürgün saldırısının bu dönemde KESK'li kamu emekçilerine yönelik yoğun bir şekilde gündeme getirildiğini belirten KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, özellikle ulaştırma, basın, yayın, iletişim işkollarında örgütlü BTS ve Haber-Sen üye ve yöneticilerine yönelik sürgünlerin arttığına işaret etti.

PTT AKP BÜROSU GİBİ ÇALIŞIYOR
PTT'de artan sürgün saldırısının PTT yönetiminin AKP bürosu gibi çalışmasına bağlayan Bozgeyik, Tüm Bel-Sen'e yönelik saldırıların da kayyumlar sonrasında arttığını söyledi.

Bozgeyik yaşanan ihlalleri şu şekilde özetledi: "Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, ihraç olmaları nedeniyle sendika yöneticisi olunamayacağı iddiası ile açılan davalar, aylıktan kesme ve idari para cezaları, görevden uzaklaştırma (açığa alma), uyarı ve kınama cezaları, sendikal ayrımcılık ve sendikal faaliyetlerin engellenmesi, sendikal materyallerin dağıtımının engellenmesi, eylemlere müdahale, gözaltı ve tutuklamalar, kabahatler kanununa aykırılık iddiası ile verilen para cezaları, mali hak kayıpları, Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla açılan soruşturmalar ve verilen cezalar, sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan davalar/soruşturmalar ve bu kapsamda verilen cezalar gibi birçok başlık altında yoğun ihlaller yaşanmaktadır."

Adı kalksa da uygulamaları devam eden OHAL koşullarında sendikal mücadele yürüttüklerine dikkati çeken Bozgeyik, iktidarın örgütlenme hakkını sınırlama, tek tip sendika ve sendikacı yaratma çabasına karşı bedeli ne olursa olsun demokrasi ve emek mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı.

İHRAÇ KARARLARI İPTAL EDİLSİN 
KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik OHAL Komisyonu'nun lağvedilmesi çağrısını yineleyerek şu talepleri sıraladı: "Ret kararları iptal edilmeli, haklarında memuriyeti engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmedir.

"Özel yetkilendirilmiş idare mahkemelerinde devam eden dosyalar ve bu mahkemelerin ret etmesi üzerine istinafa, Danıştay'a giden dosyalar geri çekilmelidir.

"Hukuksuz ihraçlardan dolayı mağdur olan tüm kamu emekçilerinin maddi, manevi hak kayıpları karşılanmalıdır.

"375 sayılı KHK'ye eklenen geçici 35. madde eliyle yapılan ihraç uygulaması derhal sona erdirilmelidir.

"İş güvencesi iktidarın sindirme aracı haline getirilmemeli, sendikal örgütlenme önündeki engeller kaldırılmalıdır.

"İktidar örgütlenme, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı gibi temel hak ve özgürlüklere yönelik baskı politikalarına son vermeli, ceza ve soruşturmaları durdurmalıdır."