30 Ağustos 2025 Cumartesi

'Kayıplar bulunsun, failler yargılansın'

Diyarbakır, Batman, İzmir ve Hakkari'de basın açıklaması yapan kayıp yakınları ve İHD, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sordu. "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" denilen açıklamalarda, adalet istendi.

Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman, Diyarbakır, İzmir ve Hakakri'de gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açıklanmasını istedi.

DİYARBAKIR
İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" eyleminin 864'üncü haftasında Bağlar ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı'ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Kaybedilenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde, bu hafta Kulp ilçesinde 23 Ağustos 1995'te kendilerini polis olarak tanıtan silahlı 4 kişi tarafından evinden alındıktan sonra bir daha haber alınamayan Osman Buluttekin'in akıbeti soruldu.

Basın açıklamasını okuyan Fırat Akdeniz, emniyette bekçi olarak çalışan Buluttekin'in evini basanların "Emniyetten geliyoruz, seninle biraz işimiz var" Osman Buluttekin'i evinden zorla aldıklarını belirtti. Evin telefon kablolarının polisler tarafından kesildiğini, ailesinin Kulp Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığına başvurduğunu ifade eden Akdeniz, ailenin tüm çabasına rağmen Buluttekin'den bir daha haber alınamadığını kaydetti.

BATMAN
İHD Batman Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 700'üncü haftasında Gülistan Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. "700 haftadır buradayız, susmuyoruz, adalet arıyoruz" pankartının açıldığı eyleme, annelere karanfil dağıtıldı. 

İHD Bölge Temsilcisi Tahir Saçaklı, "700 haftadır hakikat mücadelesi veriyoruz. En uzun süren mücadelelerden biri. Demokratik toplum sürecinden umutluyuz. Yıllardır devam eden bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyoruz. Bu sayede yıllardan beri aradığımız kayıplarımızı da bulacağız" dedi. Kürt sorunun çözümüne değinen Saçaklı, "Eski sistem anlayışlarıyla bu süreç yürütülemez. Bu coğrafyada Kürt, Arap, Türk, Süryani bir arada yaşamak isteniyorsa bu eski yöntemlerden vazgeçilmelidir" dedi.

Basın açıklamasını okuyan Ahmet Şiray, "Kimilerince düşük yoğunluklu savaş, kimilerince gayri nizami harp' olarak adlandırılan, özellikle 1990'lı yıllarda bölgemizde yoğun biçimde yaşanan çatışmaların en ağır bedelini siviller ödedi. 90'lı yıllarda binlerce yurttaş, devletin güvenlik güçleri ve onlara bağlı paramiliter yapılar tarafından gözaltına alınıp kaybedildi. Bugün biliyoruz ki bu insanların büyük bir kısmı toplu mezarlara gömüldü; bedenleri hâlâ toprak altında, hakikat ve adalet ise karanlıkta bırakılmaya çalışıldı" diye belirtti. 

İnsan Hakları Derneği ve Hafıza Merkezi'nin verilerine göre 1980-2001 yılları arasında bin 388 kişinin devletin asker, polis ve kontrgerilla tarafından kaybedildiğini söyleyen Şiray, "Bu dönemlerin askeri, idari ve siyasi sorumluları hiçbir zaman gerçek anlamda soruşturulmadı, yargılanmadı ve hukuk önünde hesap vermedi" dedi. Gözaltında kaybetmenin insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun altını çizen Şiray, "Kayıpları bulun, failleri yargılayın" diye konuştu.
 
İZMİR 
İHD İzmir Şubesi, "Kayıplar bulunsun failleri yargılansın" şiarıyla iki haftada bir düzenledikleri eylemi Konak'ta bulunan Eski Sümerbank önünde sürdürdü. Açıklamada "Kayıplar belli failler nerede" ve "Kayıplar vicdandır sahip çık" pankartları açıldı. 
Bu haftaki eylemde İHD Yöneticisi Nazlı Turan, 15 Ağustos 1994'te askerler tarafından gözaltına alınan ve bir daha haber alınamayan İbrahim Kartay'ın hikayesini aktardı. 

Turan; İbrahim Kartay'ın Diyarbakır'ın Hani ilçesinde yaşadığını, ailenin Kartay'dan haber almak için savcılığa ve Hani Jandarma Karakolu'na gittiğini ama karakolda baba Kadri Kartay'a "senin oğlun terörist ama biz onu serbest bıraktık, nerede olduğundan haberimiz yok" denildiğini belirtti. 

"Bir süre daha oğlunun gelmesini bekleyen baba tekrar karakola gitti. Karakoldan kendisine ateş açıldı ve oğlunu bir daha sormaması için tehdit edildi. Komşu köylerden bir kişi aileye gönderdiği haberde 8 gün İbrahim ile birlikte gözaltında tutulduğunu ve İbrahim'in kendisine 'Aileme ve akrabalarıma haber ver, beni öldürecekler' dediği bilgisini ulaştırdı" diyen Turan, ailenin tüm başvurularının sonuçsuz kaldığını kaydetti.

Kartay'ın kaybedilmesinden 21 yıl sonra mezarlık bekçisi olan bir kişinin aileye İbrahim'in Hêne ilçe merkezinde bulunan mezarlığın hemen yanındaki elektrik trafosunun yanına gömülü olabileceğini söylediğini aktaran Nazlı Turan, Hani Cumhuriyet Savcılığının izniyle ilgili yerde yapılan kazıda kemik parçaları ile birlikte giysi kalıntılarına ulaşıldığını aktardı. Kemiklerin kimliklendirme çalışması için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiğini belirten Turan, kemiklerin aileden alınan DNA örnekleriyle uyuşmadığını söyledi. 

Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

HAKKARİ
İHD Hakkari Şubesi ve kayıp yakınları da elemlerinin 190. haftasında Hakkari Otluca köyünde kaybedilen 5 kişinin akibetini sordu. 

Açıklamada, "30 Ağustos Dünya Zorla Kaybetmeler Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlatıyoruz:Zorla kaybetmeler insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve zaman aşımına uğratılamaz" denildi.