6 Aralık 2021 Pazartesi

Kadının özgürlüğü kadının örgütlülüğüdür

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'ne giderken sosyalist kadınların görevi, kadın kitleleri içinde oluşan öfkeyi açığa çıkaracak ajitasyon ve propagandayı geliştirmek, kadın kitle çalışmasında önceki yılın düzeyini aşmak, İstanbul Sözleşmesi gibi kaybedilen mevzileri yeniden kazanmak için kararlılık ve umut örgütlemektir.

Kadın özgürlük mücadelesini savunduğu için Ayşe Gökkan'a 30 yıl ceza verilmesi, İpek Er'e tecavüz eden Musa Orhan'ın serbest bırakılması karşısında söz söyleme özgürlüğünü kullanan Ezgi Mola'ya, ETHA muhabiri Pınar Gayıp'a soruşturma açılması, Antalya Altın Portakal Film Festivali ödül töreninde Nihan Yalçın'a yapılan erkek egemen davranışın üstünün "milliyetçilik" sosuyla örtülmeye çalışılması, yaşam hakkı için özsavunma hakkını kullanan Çilem Doğan'ın "katil" ilan edilerek ceza verilmek istenmesi, Pınar Gültekin davasında özel yaşamı didik didik edilmek istenmesi, annesine soruşturma açılması erkek egemen faşist rejimin kodlarını gösteren bazı çarpıcı örnekler.

Türkiye ve Kürdistan'da 2021 yılında 285 kadının katledilmesi, İstanbul Sözleşmesi'nden bir gecede çıkılması, kadına yönelik şiddetin artması, 6284 sayılı yasanın uygulanmaması, kadın kazanımlarının gasp edilmesi, erkek egemen yargının cezasızlık politikası, heteroseksist aile yapısını koruma çabası, LGBTİ+'ların baskı altına alınması, ev içi emek sömürüsünün artması, nafaka, boşanma haklarının gasp edilmek istenmesi gibi gelişmeler erkek egemen faşist rejimle kadınlar arasındaki cins çelişkisini keskinleştiriyor.

Faşist rejim, kadınların demokratik mücadele mevzilerini, kadın kazanımlarını ortadan kaldırma amaçlı bu erkek egemen politikalarına 6284 sayılı yasayı iptal ederek yeni bir halka ekleme arayışında. Kadın özgürlük mücadelesinin direnişine geri adım attıramadıkça, kendi çıkar ve amaçları doğrultusunda erkek egemen rejimini kurumsallaştırmasının ve süreklileştirmesinin, aile ve nüfus politikalarını uygulamasının şansı bulunmuyor.

AKP iktidarı kadın kitlelerine yönelik yeni saldırı planları ile kadınları eve geri göndermenin, tekçi rejimini kurmanın, kendi tabanının yeniden toplumsal ve siyasal desteğini kazanmanın çabasında. Bundan dolayı önümüzdeki dönemde kadın kazanımlarına yeni saldırılar, kadına yönelik şiddeti, katliamları "meşru" göstermeler, soruşturmalar, tutuklamalar, eylem yasaklamaları getirilecektir. Medyasından Diyanet Başkanı'na, danışmanlarından trollerine kadar kadın düşmanlığı çığırtkanlıklarına, soruşturma tehditlerine, saflaştırma ve ayrıştırma politikalarına rağmen kadın kitleleri birleşik duruşundan, dayanışmasından, sözünü söyleme özgürlüğünden vazgeçmiyor.

Bugüne kadar kadın özgürlük mücadelesinin deneyimleri, kazanımları, sokak mücadelesindeki ısrarı, birleşik, kitlesel, militan duruşu, rejime taviz verdiren direnişi, kadın mücadelesinin ilkeleri, LGBTİ+'ların kimlik mücadelesi kadın düşmanı politikaların hayata geçmesinin önündeki en büyük engellerden başlıcası oldu.

Bu koşullar içerisinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'ne giderken sosyalist kadınların görevi, kadın kitleleri içinde oluşan öfkeyi açığa çıkaracak ajitasyon ve propagandayı geliştirmek, kadın kitle çalışmasında önceki yılın düzeyini aşmak, İstanbul Sözleşmesi gibi kaybedilen mevzileri yeniden kazanmak için kararlılık ve umut örgütlemektir.

6284 sayılı yasanın iptal edilmesine, nafaka-boşanma hakkının tırpanlanması saldırılarına karşı "Susma haykır, erkek şiddetine hayır" şiarını yükseltmek, rejiminin kadın cinsine yönelimlerine karşı emekçi kadın kitleleri arasında etkin ve yaygın politik ajitasyon ve propagandayı süreklileştirmek, eylem çeşitliliğini arttırmak ve yaygınlaştırmak, kadın kitleleri içindeki politik etkiyi örgütsel bir güce dönüştürmek, ittifakları genişletmek, fiili meşru mücadeleyi örgütlemek dönem çalışmasının politik perspektifidir. Kadın söyleşileri, panelleri, kültürel ve sanatsal faaliyetler, ev toplantıları, anketler dönem içinde kullanılması gereken eylem ve etkinlik biçimleri olarak ele alınmalıdır.

Şüphesiz, tüm bu çalışma, sosyalist kadınların temel görüş açısı olan cins özgürlük mücadelesinin antifaşist mücadeleyle birleştirmesine bağlı ele alınacaktır. Erkek egemen saray rejiminin yıkımını hızlandıracak olan da böyle bir birleşikliktir. Zira, kadına yönelik şiddet ve onun kazanımlarını yok etme politikası ile rejimin politik İslamcı faşist karakteri arasındaki kopmaz bağ anlaşılmadığı, cins bilinci ile sınıf bilinci mücadelesi bu eksende birleştirilmediği koşullarda mücadele asıl hedeflerine ulaşamayacaktır.

Bu perspektifin yanı sıra önümüzdeki dönem genç işçi ve işsiz kadınların örgütlenmesi ve mücadele saflarına kazanılması, yukarıdan aşağıya doğru her alanda SKM örgütlerinin kurulması ve işletilmesi, SKM'nin politik ve örgütsel önderliğinin kazanılması çalışmaların örgütsel hedefi olarak görülmelidir.

Bu perspektife ulaşmanın yolu geride kalan yıllarda örgütleri dağılmış kadın örgütünü yeniden ayağa kaldırmanın enerjisini, özgüvenini ve iradesini örgütlemekle olacaktır. Daha güçlü bir kadın örgütü için politik faaliyet düzeyinin ve niteliğinin yükseltilmesi, örgütlenmesi hedeflenen kadın kitlelerinin tespit edilmesi, çok sayıda kadın ilişkilerine ulaşılması gerekiyor. SKM'nin yeniden kurulması için mevcut kadın ilişkilerini hızlı bir şekilde kadın eğitim gruplarında, derneklerde, şiddete karşı teşhir komisyonlarında, kızıl sopalı kadınlarda örgütlemeli ve iç örgütlülük düzeyi güçlendirilmelidir. Yeni kadın ilişkileriyle teması süreklileştirecek ev buluşmaları, kahvaltılar, digital iletişim grupları, yayın dağıtım komisyonları örgütlenmelidir. Kadınların yaşam alanlarında buluşmalar, faaliyetler, kurslar, çalıştaylar planlanmalı, kadın örgütü emekçi kadınların yaşam alanlarına götürülmelidir.

Güçlü bir kadın örgütü inşası için yeni kadınların mücadele saflarına kazanılması, aktivistler arasında kadın kadrolaşmasının düzeyinin yükseltilmesi ve temas halinde olunan her kadının somut bir örgütte işlevlendirilmesi gereklidir. Ancak bu yolla yeni kadın kadrolar ve yöneticiler yetiştirilebilir, kadın kitlelerine öncülük yapan güçlü bir örgüt düzeyine ulaşılabilir.

Erkek egemen rejimin amaçlarına ulaşmasını engellemek, hareketin mücadele çizgisinin, bu çizginin niteliğinin ve niceliğinin geliştirilmesiyle mümkündür. Kadın kitleleri arasında birikmiş öfke ve isyan örgütlü güçle buluştuğu ve etkileşime girdiği zaman erkek tahakkümcü rejim yenilecektir. SKM, faşist erkek egemen rejimi yenme hedefine bağlı olarak daha büyük cesareti ve kararlılığı örgütlemenin öncü gücüdür.

*İşçi Sınıfı ve Ezilenlerin Sesi ATILIM gazetesinin 05 Kasım tarihli 35. sayı başyazısı.