9 Ocak 2026 Cuma

İran'da genel grev çağrısı

Yedi Kürt partisi ortak açıklama ile 11 Ocak'ta genel grev çağrısı yaparken, 5 siyasi tutsak da Kürt bölgelerindeki gerçekleşecek genel grevle dayanışma için aynı gün açlık grevinde olacaklarını duyurdu. 

İran'ın yedi Kürt partisi, İran genelindeki eylemleri desteklemek ve rejimin Kirmanşah, İlam ve Loristan'daki suçlarını kınamak amacıyla, Kürdistan ve Kürt bölgelerinde 11 Ocak tarihinde genel grev çağrısı yaptı. 

İran Kürdistan Demokrat Partisi, Komalah, İran Komünist Partisi Kürdistan Örgütü, Komalah Kürdistan Partisi, İran Kürdistanı Özgürlük Partisi (PJAK), Kürdistan İşçi Komala Partisi, İran Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), İran Kürdistan Hareketi (Xebat) ortak açıklamasında, İran ve Kürdistan'da halkın taleplerine karşı yapılan baskılar, tutuklamalar ve rejimin baskıcı politikalarını şiddetle kınadıklarını belirttiler. Çağrıda, "Kürdistan, bir kez daha rejime büyük bir hayır diyor ve özgürlük, eşitlik ve insan onuruna saygı temelindeki haklarını savunmayı sürdürüyor" denildi. Açıklama, aynı zamanda İran ve Kürdistan'daki tüm siyasi partilere ve kuruluşlara, rejimin işlediği suçlara karşı birleşerek bu çağrıya katılma ve ortak bir tutum sergileme çağrısı yaptı.

BEŞ SİYASİ TUTSAK AÇLIK GREVİNDE
İran'ın farklı hapishanelerindeki beş siyasi tutsak 11 Ocak tarihinde açlık grevine başlayacaklarını açıkladı. Tutsaklar, açlık grevini, Kürt bölgelerinde başlatılan genel grevle dayanışma amacıyla gerçekleştireceklerini belirttiler. Raporlara göre, Verişe Moradi, Zeynep Calaliyan, Sakine Perwane, Matlab Ahmediye ve Parisa Kamali yayımladıkları mesajda, bu eylemi Kürdistan'daki genel grevle dayanışma olarak tanımladılar. Bu protesto, son haftalarda Kürdistan'daki güvenlik ortamının giderek şiddetlenmesi ve siyasi aktivistlere yönelik artan baskılar karşısında yapılmaktadır. İnsan hakları kuruluşları, bu bölgelerdeki siyasi tutsakların durumu ve uygulanan kısıtlamalar hakkında birkaç kez uyarılarda bulunmuştu.

Beş siyasi tutsağın açlık grevi, Kürdistan'daki genel grevle paralel bir şekilde yapılması, bölgede devam eden siyasi ve sivil protestoların bir yansıması olarak değerlendirilmekte; bu protestoların ana taleplerinin sivil, siyasi ve insan hakları ihlalleriyle ilgili olduğu belirtilmektedir.