7 Şubat 2023 Salı

Hava saldırılarına karşı barış çağrısı yapan barolara TCK 301 soruşturması

TSK'nın 20 Kasım 2022'de güney Kürdistan'a dönük başlattığı hava saldırılarına ilişkin hükümeti askeri operasyonlar yerine barışçıl çözümler aramaya davet eden 12 baronun başkanı hakkında TCK 301'den soruşturma başlatıldı.

İstiklal Caddesi'nde 13 Kasım 2022'de gerçekleşen bombalı saldırıdan bir hafta sonra güney Kürdistan'a dönük Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından başlatılan hava saldırılarına karşı "Her koşulda barışı savunmalıyız" açıklaması yapan 12 baronun başkanı hakkında "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama" (TCK 301) iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

MLSA'dan Deniz Tekin'in haberine göre, TSK'nın "Pençe Kılıç Hava Harekatı" ismiyle 20 Kasım'da başlattığı hava saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapan Ağrı, Batman, Bingöl, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van barosu başkanları, "PKK/YPG'ye destek verdikleri" iddiasıyla ihbar edildi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, ortak açıklamada ismi geçen baroların başkanlarına ilişkin TCK 301'den ayrı ayrı fezleke hazırlanıp savcılığa gönderilmesi için polise talimat verdi. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, 12 baro başkanı hakkında yürüttüğü soruşturmayı jet hızıyla tamamlayarak fezlekeyi aynı gün ilgili savcıya gönderdi. Baroların yaptığı açıklamanın yayınlandığı haber sitelerinin ekran görüntüsü suç unsuru kabul edildi.

Fezlekede yer alan araştırma tutanağında şu ifadelere yer verildi: 
"12 baronun açıklaması ile ilgili örgüte müzahir internet haber sitesinde 'Kürdistan Baroları, Hükümeti Siyasi Çözüm Aramaya Davet Etti' şeklinde haber başlığı olduğu. Haber içeriğinin bir kısmında 'Kürdistan'da bulunan 12 Baro, Türkiye'nin Kuzey ve Doğu Suriye ile Irak Federe Kürdistan Bölgesi'ne yönelik saldırılarına ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı' şeklinde ifadelerin yer aldığı. 12 baronun ortak basın açıklaması içeriği incelendiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyon yaptığı PKK/YPG'nin saldırılarından bahsedilmediği gibi örgütün bulunduğu bölgelerin güvenli olarak nitelendirilerek PKK/YPG'nin legal olarak görüldüğü. TSK'nın operasyonlarının meşru olduğu ve İstanbul ilindeki terör saldırısı sonrası gerçekleştiğinden bahsedilmediği.  Açıklama içeriğinde her ne kadar barış vurgusu yapıldığı görülmüş ise de yaşanan süreç, gerek PKK/KCK/YPG terör örgütü gerekse örgüte müzahir haber siteleri ile diğer oluşumların protesto vb. çağrıları dikkate alındığında ihbara konu 12 baronun basın açıklamasının örgütün 'TSK'nın sivilleri öldürdüğü, kimyasal silah kullandığı vb. propagandalarına uygun şekilde yapıldığı ve Devletin  (Türk Silahlı Kuvvetleri) terörle mücadele konusunda itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı değerlendirilmektedir."

Terör Suçları Soruşturma Bürosu savcısı, Ağrı Barosu Başkanı Serdar Günakın, Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses, Bingöl Barosu Başkanı Ömer Faruk Hülakü, Dersim Barosu Başkanı Fatma Kalsen, Hakkari Barosu Başkanı Ergün Canan, Mardin Barosu Başkanı İsmail Elik, Muş Barosu Başkanı Kadir Karaçelik, Siirt Barosu Başkanı Muhammed Alptekin, Şanlıurfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel, Şırnak Barosu Başkanı Rojhat Dilsiz ve Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz hakkında yürüttüğü soruşturmada görevsizlik kararı verdi. 

Savcı, baro başkanları hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması için hukukçular hakkında hazırladığı soruşturma evraklarını, ikamet ettikleri illerin başsavcılıklarına gönderdi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, Baro Başkanı Nahit Eren hakkında TCK 301 yönünden soruşturma izni verilmesi için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilip gönderilmeyeceğine dair gelecek günlerde karar vermesi bekleniyor. 

12 baronun yaptığı ortak açıklamada, hava saldırılarına dikkat çekilerek, "Ülke olarak yıllardır savaşın, çatışmanın ve şiddetin sorunları çözmekten ziyade daha da derinleştirdiğini yaşanan büyük acılarla tecrübe etmiş bulunmaktayız. Bugün ihtiyacımız olan şey; Kürtlerin yoğun yaşadığı alanlara askeri operasyonlar düzenlemek suretiyle sorunu derinleştirmek değil, toplumun her kesimiyle barışmaktır. Türkiye'nin komşu halklarla ilişkilerini barışı gözeterek sürdürmesi, herkes için elzemdir" ifadeleri kullanılmıştı. Açıklamada, savaşa karşı barışı savunma çağrısı yapılmış ve iktidar, askeri müdahaleler yerine barışçıl siyasi çözümler üretmeye davet edilmişti.