23 Şubat 2024 Cuma

Deniz Boran yazdı | 2024'ün girişinde büyüyen yeni faşist tehlike

Mevcut protesto hareketi, AfD ve yeni faşist hareketin gelişimine zemin sunan, ayrıca yeni göçmen yasalarıyla mültecilere karşı adeta savaş yürüten, "gerekli ucuz işgücü" dışındaki mültecilere daha yüksek duvarlar ören burjuva sol-liberal parti ve örgütlerin, somutunda SPD-Yeşiller ve onun hegemonyasında gerçekleşiyor.

Correktive adlı araştırma kuruluşunun Almanya'nın Potsdam kentinde düzenlenen bir "Gizli Toplantı"yı ifşa etmesiyle yüzbinler sokaklara döküldü. Almanya, son yılların en kitlesel ırkçılık karşıtı, antifaşist eylemlerine tanıklık etti. Öte yandan burjuva politika arenasında yeni faşist AfD'nin yasaklanması yeniden gündeme geldi.

GİZLİ POTSDAM TOPLANTISI
"Gizli toplantı" Kasım'da yatırımcı Hans-Christian Limmer ve Gernod Mörig'in çağrısıyla Adlon Villası'nın bir salonunda gerçekleşmiş. Düsseldorf Ağı olarak kayıtlara geçen toplantıya katılma ücreti asgari 5 bin Euro. Ana konuşmacı yeni faşist Kimlik Hareketi'nin (Identiäre Bewegung - IB) lideri Avusturyalı Sellner. "Remigration" (Geri-göçmenleştirme) stratejisini kapsamlı açıklayan Sellner, yeni faşist hareketin paramiliter kolunun liderlerinden dostu Mario Müller ile yakın geçmiş dönemin "faaliyetleri"nin de bir özetini sunmuş.¹

Sellner'ın planının Alman vatandaşı olan göçmenleri de kapsadığı özel olarak vurgulanıyor.

Toplantıya katılanları "stratejistler, uygulayıcılar ve finansörler" olarak üçe ayırmak mümkün. Bu aynı zamanda yeni faşist hareketin "birleşik" gelişiminin bir ifadesidir. AfD ve Almanya Hristiyan Demokrat Birliği'nin (CDU) sağcı "Değerler Birliği" milletvekilleri ve danışmanları, yeni faşist kitle hareketinin katalizör rolü oynayan ve aynı zamanda ideolojik bir "odak" işlevi gören IB ve bölgesel/uluslararası bağlantılara sahip paramiliter güçlerle sermayedarların bir araya geldiği toplantıda, "masterplan"ın uygulamasında antifaşist hareket "baş düşman" olarak belirleniyor.

Mario Müller antifaşistlerle mücadelede "şiddet ve medya olarak iki temel araç"ın etkili olduğunu söylüyor. AfD Milletvekili Jan Wenzel Schmidt'in bir çalışanı olarak "gerekli bilgilere" ulaşabileceğini de bildiriyor.

Müller, geçen yıl Lina E. ve çevresindeki antifaşist örgütlenmeye açılan davanın "baş tanığı" işbirlikçinin bir cinsel suç sonrası "dışlandıktan" sonra "yeniden başlamak üzere" gittiği Varşova'da Müller'in yönlendirmesiyle Polonyalı faşist holiganlar tarafından bulunup darp edildiğini, daha sonra Alman devletiyle "işbirliği"ni kabul ettiğini gururla açıkladı.

Corrective tarafından "açıklanan" belgeler "bilinen sır"ı yeniden gündemleştirdi. 2021'de bir grup gazeteci-araştırmacı AfD'nin tekelci burjuvalarla ilişkisini açığa çıkartan bir rapor hazırlamıştı. Yine aynı yıl bir polis komiserinin faşistler tarafından katledilmesinin ardından polis-anayasa teşkilatı-ordu içerisinde faşist bir ağı açığa çıkaran bir operasyon gerçekleştirilmişti.

POTSDAM'DAN ROMA'YA YENİ FAŞİST HAREKETİN GELİŞİM EĞİLİMLERİ
AfD tipinden partiler, örgütlü yeni faşist hareketin parlamenter koludur. "Bu hareketler hem Batılı kapitalist metropollerde öne çıkıyor, hem de burjuva seçim ve parlamento araçlarını da kullanarak kitle hareketleri örgütleyen bir formda ilerliyor. İliklerine dek çürümüş olan burjuva demokrasisi ve parlamentosu yeni faşist hareketin serası oluyor."²

İtalya ve Hollanda'da olduğu gibi yeni faşist kitle hareketine dayanarak aralarından bazıları hükümetleşiyor.

2024'ün girişinde yeni faşist hareketin gelişim eğilimlerine dair başka bir görüntü ise Roma'dan geldi.

1979 7 Ocak'ta antifaşistler tarafından cezalandırılan iki faşistin ölüm yıldönümünde bin paramiliter faşist, Mussolini'nin "Roma selamı" eşliğinde "gövde gösterisi" yaptı. Faşist lider Meloni'nin sunduğu örgütlenme, gösteri özgürlüğü ve imkanlarına dayanarak gerçekleştirilen gösteri, emperyalist merkezlerde yeni faşist hareketin örgütlenme, faaliyet düzeyini de yansıttı.

Parlamenter faaliyet, kitle hareketi, paramiliter hazırlık/eylem üçlemesinin "birleşik gelişimi" iki örnekte de öne çıkıyor.

Yeni faşist hareketler, "politik işlevleri iki yönden düzeni ve hakim sınıfları güçlendiriyor. İlk olarak, yeni faşist hareketler emperyalist küreselleşme politikalarına tepkili işçi ve emekçi yığınların arkaladıkları bölümünü ideolojik-politik bakımdan antikomünizm ve kapitalist düzen destekçiliği zemininde tutuyor; ikincisi, egemen sınıfların demagojik 'faşist tehlike' sopasıyla, işçi ve emekçilerin faşizme tepkili kesimlerinin burjuva düzenin liberal parti ve kurumlarına sarılmaya yöneltilmesinin dayanağı oluyor".³

Time dergisinin Ocak sayısında 2024 için "Dünya'da demokrasi için belirleyici bir yıl" belirlemesi yapıldı. Demokrasi Çeşitleri'nin (Varieties of Democracy - V-Dem) direktörü Staffan Lindberg'i alıntılayarak söylersek, "2024 dünyada demokrasi için make or break* yılı olabilir".⁴

Times dergisinin bu belirlemesinin ana "nedeni" 2024'ün dünyanın önde gelen emperyalist ülkelerinde ve iri mali ekonomik sömürgelerde burjuva düzen seçimlerinin düzenleneceğidir.⁵

Geçtiğimiz süreçte sınıfsal, toplumsal ve siyasi çelişkiler giderek keskinleşti. "Batılı emperyalist devletler burjuva demokratik yasaları tırpanlamaya ve zora dayalı yönetim biçimlerine yönelmeye devam ettiler. (...) Tüm bunlar dünyanın son yıllarda daha da sertleşen ve kaotikleşen çehresinin belirgin çizgileri oldu. Yeni faşist hareketlerin gelişimi bu sertleşmenin ve kaotikleşmenin hem bir sonucu, hem de bir etkeni."⁶

Ve 2024'de gerçekleşecek "paralel" seçim süreçlerine yukarıda yeni faşist hareketin gelişim serası olarak tanımlanan burjuva demokrasisinin ve parlamentosunun çürümüşlüğünün daha da belirginleştiği, yeni faşist hareketlerin gelişim imkanlarının arttığı, bunun sonucunda 2024'ün ikinci yarısında "sertleşme ve kaotikleşme"nin yeni bir nitelik kazandığı koşullara yol açabilir.

Siyasi saflaşma aynı zamanda "olağan burjuva politika"nın faşistleşmesine, "merkez sol ve sağ"ın sağa kaymasına izin veriyor. "Faşist sopa" tehdidiyle göçmen ve mülteci düşmanı yasalar geçiriliyor. Britanya'nın Ruanda planı, Avrupa Birliği'nde görüşülen yeni mülteci uygulamaları bu koşullarda "parlamentolardan" geçiriliyor.

ANTİFAŞİST HAREKETİN BUNALIMI
Potsdam ifşasını egemenler, somutunda mevcut burjuva sol-liberal koalisyon kendi konumunu güçlendirmek, "faşist sopa"yı göstererek kitleleri kendine razı etmek için etkin işlevlendirdi. Hükümetin "büyük" ortağı SPD politikacıları "aklı başında" ve "düzgün" insanları ses çıkarmaya çağırdı.

Filistin ile dayanışan gruplar eylemlerden "dışlandı", Zora ve Young Struggle Köln'de sözlü tacize uğradı. Migrantifa ırkçı polis şiddetini gündemleştirdiği için "yuh"landı.

Mevcut protesto hareketi AfD ve yeni faşist hareketin gelişimine zemin sunan, ayrıca yeni göçmen yasalarıyla mültecilere karşı adeta savaş yürüten, "gerekli ucuz işgücü" dışındaki mültecilere daha yüksek duvarlar ören burjuva sol-liberal parti ve örgütlerin, somutunda SPD-Yeşiller ve onun hegemonyasında gerçekleşiyor.

"AfD'nin yasaklanması" talebi meşru olsa da bu bağlamda dar "anti-AfD"cilik zemininde antifaşist hareketi geliştirmiyor.

Zira "Yeni faşist hareketlerin, güncel ekonomik, sosyal ve demokratik taleplerini demagojik tarzda sahiplenerek, işçileri, yoksulları ve işsizleri gerek göçmen ve mülteci karşıtlığı, gerekse emperyalist küreselleşmenin değişik toplumsal sonuçları karşıtlığı zemininde kendi çıkarlarından koparma, egemen devletlerin şoven, ırkçı, antikomünist kitle tabanına dönüştürme niteliğinin sistematik tarzda teşhir"ine girişmeden etkili bir antifaşist karşı koyuş örgütlemek mümkün değil.⁷

Bunu başarabilecek, "devletçi antifaşizm"in hegemonyasını kıracak tek kuvvet komünistlerdir. Görev, sokaklara dökülen kitlelerin kendiliğinden tepki ve antifaşist eylemlerinin içinde antifaşist hareketi toplumsal devrim hedefiyle ayağa kaldırmak, proletaryanın öncülüğünde ezilenleri, "yerli" ve göçmen emekçileri faşizme karşı "birleştirecek" hattı örmektir.

*Batmak ya da çıkmak

Dipnotlar:
1) Toplantı'nın geniş açılımı için bkz. Almanya'ya karşı gizli plan (correctiv.org)
2) Politik Durum Ve Devrimci Taktiğimiz 
3) Politik Durum Ve Devrimci Taktiğimiz
4) The decisive yar of democracy worldwide, Serhan/Rajvanshi, Time, January '24
5) ABD, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği Parlamentosu, Rusya, Meksika, Tayvan, Endonezya, Bangladeş, Hindistan, Pakistan, Güney Afrika, Tunus'ta Anayasa referandumu seçimleri düzenlenecek.
6) Politik Durum Ve Devrimci Taktiğimiz
7) Politik Durum Ve Devrimci Taktiğimiz