23 Mayıs 2022 Pazartesi

ÇEVİRİ | 2022 Filipinler seçimleri elle tutulur değişim vadetmiyor

En zengin adayların trolleri ve kampanyacıları tarafından seri üretimle yayılan "gülümseten haberler" ve çığ gibi dezenformasyon göz önünde bulundurulduğunda Marcos Jr. ve Sara Duterte ikilisi Mayıs'ta sandıklardan zaferle çıkarsa Filipinoların yaşamlarının iyileşeceği kör umuduna düşmek ne kadar cezbedici.

Hemen hemen hiç kimsenin 2022 seçimlerinde devletin idaresi için yarışan pek çok adayın aşırı gayretkeşliğini gözden kaçırma şansı yoktu. Şubat'taki kampanya başlangıç döneminin çok daha öncesinden bu adayların gülümseyen yüzlerine, belirgin bir şekilde her yere asılmış brandaların üzerine yayılmış şekilde ya da sosyal medya hesaplarımızda davet dahi edilmeksizin zorla sokularak çoktan boğulmuştuk. Ve yüz yüze temasa girdiklerinde, hoşbeş ve selama çıktıklarında anlayışları ve içten destekleri için şaşkın kalabalığa bol bol teşekkür ediyorlardı.

İktidarın tepesine yerleşmek için can atan arka arkaya dizilmiş para babaları kötü koordine edilmiş konvoy ya da kafileleriyle metropollerin ana bulvarlarında trafiği birbirine kattıklarında kaç kişi şaşkına dönmüştü. Radyo yorumcuları ve süreci gözleyen yurttaşlar bu soruları soruyor: sosyal mesafe ve Covid-19 sağlık protokollerini açıkça ihlal eden, bariz bir şekilde sahnelenmiş bu tür toplanmalar (konvoyda buluşan kalabalıktaki herkesin adayın kampanya tişörtünü giydiğine dikkat edin) polis ve sivil otoriteler tarafından neden soruşturmaya tabi tutulmaz?

Protokolleri uygulamadaki bu besbelli umursamazlığı gösteren aynı otoritelerin tavrını sıradan insanların meşru protestolar için toplandığı zamanki tepkileriyle karşılaştırın: Önlerine her türlü kısıtlama çıkarılıyor ve devlet güçleri önlerini kesmek ve dağıtmak için yığılıyor.

Öyle ki, sıra politik hanedanlıklarla bağlantılı grupların parti seçim listelerini onaylamaya gelince olan müthiş kolaylığın ya da belirli adayların kaydedilmesi, geri çekilmesi ya da yerine başkasının geçmesine kolaylıkla izin verilmesinin aksine belirli örgütlerin parti listelerinin kontrol edilmesinde ve seçimlere katılımlarının engellenmesinde sıra dışı bir titizlik vardı.

Şimdi, vergi kaçakçılığından ceza almış ve haksız kazanılmış milyarlık servetin mirasçısı Ferdinand Marcos Jr.'ın (devrik tiranın Bongbong lakaplı oğlu) çok tartışmalı adaylığını ele alın. Emekli bir yüksek mahkeme hakiminin yazdığına göre Filipinler Seçim Komisyonu (Comelec) yasayı uygular ve hukuki adımları atarsa vergi kaçırma mahkumiyetini yüz kızartıcı suç olarak değerlendirerek onu kolayca seçimlerden men edebilir. Dahası, Kasım ayında Comelec'i Marcos Jr.'ın adaylık sertifikasını iptal etmeye çağıran bir grup kanaat önderi, onun adaylık belgesini teslim ettiğinde yalan söylediğini iddia ediyor. Yemin altında doğru olmayan bir şekilde herhangi bir suçtan daha önce hiç yükümlü olmadığını beyan etmiş, ki bu da başkanlık koltuğundan ömür boyu men edilmesi ek cezasını gerektirmektedir.

FİLİPİNLER SEÇİMLERİNİN SINIRLARI
En zengin adayların trolleri ve kampanyacıları tarafından seri üretimle yayılan "gülümseten haberler" ve çığ gibi dezenformasyon göz önünde bulundurulduğunda Marcos Jr. ve Sara Duterte ikilisi Mayıs'ta sandıklardan zaferle çıkarsa Filipinoların yaşamlarının iyileşeceği kör umuduna düşmek ne kadar cezbedici.

Fakat anketlerde önde olmayı sürdürdükleri iddia edilen Marcos-Duterte ikilisi gerçekte neyi temsil ediyor? Benimsemekle böbürlendikleri birlik neyin birliği? İkiliyi destekleyen ana politik ittifak zaten iktidarı elinde bulunduran ve onu istismar eden, özellikle yoksul ve marjinal hale getirilen insanlar arasında sefalet ve yoksunluğu büyüten politik hanedanlardan oluşmuyor mu?

Pratikte artık kenarda kalmış, gösterişli bir şekilde yaşlanan ve rahatsız annesi Imelda ile birlikte Marcos Jr. şimdi ebeveynlerinin haksız kazancını halkın tamamen geri alma özlemini boşa çıkarmada ve dünya çapında teşhir olmuş evlilik içi kleptokrasilerini unutturmada kardeşlerine öncülük ediyor. Aynı zamanda utanmaz bir şekilde babasının 14 yıllık faşist diktatörlüğü altındaki devasa insan hakkı ihlallerini inkar etmeyi sürdürüyor ve diktatörlüğün Filipinler'i kalkınmada altın çağına taşıdığı ilüzyonunu köpürtüyor.

Başkanlık için yarışan Marcos Jr. yine Imelda'nın uzun süredir beslediği kalan ömrü içinde Malacanang'a dönme hayalini yerine getirmeyi amaçlıyor.

Öte yandan Sara Duterte ise gidici başkanın hevesli kızı. Rodrigo Duterte, yasa dışı uyuşturucu satıcısı ve kullanıcılarına karşı ve tüm ülke sathını kapsayan tarzda karşı devrimciliğe kendine has yaklaşımıyla sol devrimci harekete karşı giriştiği kirli ve kanlı savaşları sayesinde küresel bir kötü şöhretin zirvesine çıktı. Sara'nın başkan yardımcılığı için yarışıyor olması (orijinal hedef: başkanlık) hanedanının ekonomik çıkarlarını ve politik nüfuzunu koruma ve geliştirmenin yanı sıra babasının insanlığa karşı işlenen suçlardan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasının önünde kalkan olma niyetiyle ilgili.

Filipinler, Marcos'un 1972'de sıkıyönetim ilanı dayatmasıyla döngüyü kırana kadar 1947'den itibaren düzenli bir şekilde seçimlere giden sözde bir cumhuriyet devletiydi. Halk diktatörlüğü devirdikten sonra her 3 yılda bir düzenli seçimler 1987'den itibaren devam etti ve uzun süre boyunca kenara itilmiş geleneksel siyasetçiler iktidar için yeniden sahneye koştu.

Marcosların yıkılmasında sonra herhangi bir köklü sistemik reforma gerçekleştirmeksizin tüm bu seçimler, insanların anlamlı bir değişim taleplerine yönelik olumlu bir yanıt olmakta yetersiz kaldı.

Seçim süreçleri, iktidar ve servet için acımasız rekabetleri içinde herhangi bir şiddet olayına yer vermeksizin kendi aralarında anlaşmaları için egemen sınıfların üyelerine uygun bir mekanizma olarak kalmayı sürdürdü. Politik elitler için hükümet yalnızca daha zengin olmak ve bu uğurda gücünü pekiştirmek için bir araç, asla cidden halk hizmet etmek için değil. Vergilerin artırılmasını meşrulaştırmak için halka hizmet cilası olarak istismar edilegeldi, sahtekarca ve adaletsiz borç ödemelerini zorunlulaştırıldı. Filipinliler için ve Filipinliler tarafından gerçekleştirilen tarım, doğal kaynaklar ve sanayimizdeki en ciddi kalkınmaya sekte vuran ve yerine bunları yabancı emperyalist sömürüye açan politikaları sürdürmek için kullanıldı.

Her rejimin çok uzun yıllardır süren topraksızlık sorununu gerçek bir toprak reformu yoluyla çözmedeki başarısızlığı ve sanayileşme üzerinden gelen yoksulluk ve işsizliğin kötüleşen durumu gözümüzün içine bakmayı sürdürüyor. Filipinler Komünist Partisi'nin 1969'da başlattığı yeni demokratik devriminin ve onun daha kötü hale gelen az gelişmişliğe bu çözümleri geliştirmede net olan programının halkın desteğini kazanmayı sürdürmesi hiç şaşırtıcı değil.

Ancak, demokratik olarak seçilmiş tüm yönetimler toprak reformuna engel olmak için ellerinden geleni yaptılar; kanlı katliamlara yol verdiler ve mevcut rejim altında bunları, arazilere el koyma planlarını ve arazileri büyük toprak sahiplerinin elinde yeniden bir araya getirmenin çeşitli yöntemlerini uygulamak için ortak operasyonlarla eş zamanlı hale getirdiler.

Önceki ve mevcut seçilmiş liderler Filipinler'i borçlu halde tutmada ve emperyalist dayatmalarla az gelişmişliğe kazık çakmada uzmanlaştılar. Duterte döneminin sonuna doğru Filipinler 11 trilyon Peso'dan daha da derin bir borca batmakla kalmadı. Gıdada kendine yeterlilik ve toprak reformunun tabutuna pirinç, balık, et ve diğer tarımsal ürünlerin ithalatının liberalizasyonu ve emperyalist küreselleşmenin daha önceki dalgalarından biraz korunmuş olan madencilik ve diğer endüstrilerdeki süregiden liberalizasyonu biçimlerinde yeni çiviler de çakılmış oldu.

Bu nedenle, önceki ve mevcut tüm seçilmiş liderler ekonomideki yinelenen ve giderek kötüleşen kriz nedeni ile halka karşı sorumlular. Krizi yatıştırmak şöyle dursun halkın sırtındaki yükü artıran yeni programlarla onu kamçıladılar.

Mayıs ayındaki seçimler için başkanlık yarışının yürütülmesi,hayatlarında gerçek iyileşmeler sağlamak için hakikaten çaba harcayacak ve demokrasiye ve ulusal egemenliğe sıkıca tutunup yükseltecek bir lideri seçebilmeleri için Filipinlilere neredeyse hiçbir güvence sunmuyor. Uzun vadeli perspektifte, çoktandır beklenen demokratik özlemlerine ancak yeni demokratik devrimi kucaklayarak ve sürekli olarak güçlendirerek ulaşabilirler.

*Filipinler Komünist Partisi'nin öncülüğünü yaptığı Ulusal Demokratik Cephe'nin yayın organı Liberation dergisinin son sayısında yayınlanan yazı Ivana Benario tarafından ETHA için Türkçeye çevrilmiştir. Yazının aslına buradan ulaşabilirsiniz.