Aynur Ege Dîcle yazdı | Bijî şoreşa Rojava, bijî berxwedana Rojava
Devrim ateşinin tüm Kürdistan ve bölgeye yayılması, ancak ve ancak halkların, kadınların, ezilenlerin ortak ve birleşik kararlı direnişiyle mümkün olacaktır. Bu yüzden değil günler, saatler hatta dakikalar bile çok önemli şimdi. Tarihi bir aşamadan geçiyor devrimimiz. Bu süreçten onurumuzla çıkabilmek, ancak ve ancak daha büyük direnerek mümkündür.
Bir kere daha Rojava kadın devrimimiz büyük bir tehdit altında. Devrimimiz HTŞ-sömürgeci Türk burjuva devleti çeteleri eliyle ve emperyalist ABD, Katar, S. Arabistan, İsrail bölgesel tüm gerici kuvvetlerinin işbirliğinde tasfiye edilmek isteniyor. Kürt ulusu için kırmızı çizgi olan Rojava devrimi faşist sömürgeci Türk burjuva devleti için de devrimin ilanından itibaren bir beka sorunu olageldi. Bugün faşist sömürgeci Türk devleti bu devrimi ezmek, tüm değerlerini imha etmek için karşıdevrimci güçlerle bu planı uygulamaya koydu.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallerinin özerk yapılanmasını sona erdirme hedefli saldırı bu tasfiye saldırısının ilk adımını oluşturdu. Şunu net olarak söylemek gerekir ki; bu savaş sadece Rojava Kürtlerine yönelik değildir. Eğer böyle anlaşılırsa emekçi insanlık, devrimciler, sosyalistler olarak büyük kaybederiz. Bu savaş, tüm Kürdistan halkınadır. Bu savaş tüm ezilen dünya kadınlarına, tüm ezilen halklara dönük bir saldırıdır. Bu saldırılar devrimci enternasyonal mücadele kazanımlarınadır. Bugün yeniden Ortadoğu; gerici, selefi, cihadist faşist örgütler eliyle halkların kanıyla sulanmak isteniyor.
ROJAVA KADIN DEVRİMİDİR
Ortadoğu'nun karanlığında yok sayılan kadınlar, Rojava devriminde örgütlülüğü, kurdukları sistemleri ve ordusuyla birlikte büyük bir irade açığa çıkardı. Bu devrim Kürt kadınlarının onlarca yıllık mücadele birikiminin üzerine yükseldi. Devrimimiz, dünya kadın direniş tarihinin değerlerinden, birikiminden süzülerek kadının yaratıcılığıyla, aklı ve iradesiyle buluşarak Rojava devriminin gücü haline getirildi. 21. yüzyılın kadın devrimleri yüzyılı olacağını gösterdi. Rojava kadın devrimi sadece Kürt kadınları için değil; sosyalist, feminist, demokrat, anarşist tüm kadın hareketlerinin referans aldığı bir sistem inşa etmiş oldu. Kendinde topladığı kadın eşitlik ve özgürlükçü değerlerle birlikte erkek egemen kapitalist gericiliğine büyük bir darbe vurdu. İşte bugün faşist barbar DAİŞ'in artığı El Kaide'den bozma HTŞ ve Türk devletinin desteğiyle kadın devrimimiz yok edilerek erkek egemen gerici sistem pekiştirilmek isteniyor. Bugün bu saldırılara en çok kadınlar karşı durmalı. En çok kadınlar sokaklarda "Bijî şoreşa jinê ye" sloganını atmalı.
ROJAVA DEVRİMİ HALKLAR DEVRİMİDİR
Suriye ve Rojava'da sömürgeci Baas rejimi Suriye'nin zenginliği olan halklar mozaiğini parçalamak için halklar arasında mezhepçiliği, dini kullanarak düşmanlık tohumu ekti. Yıllar yılı halkları birbirine kırdırdı. Rojava devrimimiz işte en başta halklar arasındaki bu düşmanlığa son verdi.
Rojava devrimimizde Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Ermeni halkları 14 yıl önce kaderini ortak olarak belirlemeye karar verdi. Devrimin ilk dönemlerinde; halkların düşmanı El Kaide'ye ve sonra DAİŞ'e karşı omuz omuza silah kuşandılar. Bu birliktelik devrim inşasında da sürdü. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi çatısı altında tüm halklar için tam hak eşitliği esas alınarak özgür ve gönüllü bir birlik yaratıldı. Farklı ulus ve inançlardan tüm halkların kendilerini temsil ettiği yeni bir sistem inşa edildi. Bu sisteme dayalı yaşam için büyük bedeller ödendi. Rojava topraklarının gömütlüklerinde yan yana yatan farklı ulus ve inançlardan olan ölümsüzler, bu halkların evlatları ve devrimin ortak değerledir. Bu devrim halkların devrimidir. Bu tasfiye planının hedefinde, devrimin en temel özelliklerinden biri olan halklar arası ittifakı bozmak durmaktadır. Bunun ilk adımları atıldı. Bu planın yürütücüsü faşist Türk devleti, Katar, Suudi Arabistan gibi bölgesel gerici devletlerin bu planlarında belli ölçülerde sonuç aldığını söylemek mümkün. Arap aşiret egemenleri çıkarları doğrultusunda oynanan bu oyuna dahil oldular. Tüm bunlara rağmen; büyük bir kuşatma altında olan devrim topraklarında halklar savaşıyor ve direniyor.
KÜRTLER VARLIK HAKKINI DİRENİŞLE, MÜCADELEYLE KAZANDI
Katliam saldırıları sürerken katil Golani Kürt halkına hitaben bir kararname yayınladı. Tasfiye planını da yöneten sömürgeci Türk devletinin bu kararname için de akıl hocalığı yaptığını söylemek mümkün. Bu kararnamenin pratik yaşamda hiçbir karşılığının olmayacağını son bir yılda Dürzi, Alevi halkına, son 14 günde Kürtlere dönük katliam saldırıları gösteriyor. Bu yönlü girişimlerle Kürt halkında kimi beklentiler yaratarak direniş birliğini kırmayı amaçlamış olsa da bunu başaramayacaklar. Şunu da belirtmek gerekir ki, kararnameyle eş zamanlı olarak katil Golani'nin verdiği demeçteki hitapları çok tanıdıktı. Faşist Bahçeli de son bir yıldır utanmazca Kürtlere "kardeşim" diye seslenirken HTŞ'nin katliam saldırılarının sürdüğü şu günlerde aynı Bahçeli bildiğimiz gerçek yüzünü göstererek düşmanlık kusuyor. Bugün bölgesel, uluslararası emperyalist gerici güçler, 3. dünya savaşı kapsamında bir yandan çatışma içindeyken, diğer yandan ezilenler söz konusu olduğunda yek vücut halinde saldırıda saf tutuyorlar.
SEFERBERLİK RUHUYLA ROJAVA DEVRİMİNİ SAVUNALIM
Bugün halkların, kadınların, gençlerin devrimimizle birlikte elde ettiği kazanımlar tasfiye edilmek isteniyor. Çünkü; Rojava devrimi 21. yüzyılda sadece Kürt halkının değil büyük insanlığın gelecek, eşitlik ve özgürlük umutlarının, düşlerinin somutlandığı yer oldu. Ateşini kadınların, ezilenlerin yaktığı devrim ocaklarından biridir Rojava. Şimdi o devrim ocağı söndürülmek isteniyor. Halklar, kadınlar, insanlık büyük ve belirsiz bir karanlığa sürüklenmek isteniyor. Bu nedenle bu savaşta tüm kurallar ayaklar altına alınarak, her türlü ahlaksız, barbar yöntem ve uygulamalar Kürt halkına yöneltilmiş durumda. Dün Alevi, Dürzi halklarına yapılan zulüm tüm Rojava'da Kürtlere dönmüş durumdadır.
Özerk Yönetim, QSD ve diğer devrim kurumlarının yaptığı seferberlik çağrısıyla Kürt halkı, devrim topraklarını seferberlik ruhuyla savunmak için sokaklara aktı. Sadece YPJ-QSD savaşçıları değil Özerk Yönetim temsilcileri, öğrenciler, ev emekçisi kadınlar, esnaflar, işçiler; devrim topraklarını omuzlarında silahlarıyla savunuyor. Yüzlerinde emperyalist ABD'den sömürgeci Türk devletine ve katil HTŞ'ye karşı büyük bir öfke, kin, intikam var. Dillerde, Şêxmeqsûd'dan bu yana "Bijî berxwedana Rojava" sloganı Hesekê'den Qamişlo'ya, Kobanê'den Derîk'e tüm Rojava'da haykırılıyor.
Kürt halkı 14 yıldır diğer halklarla birlikte sürdürdüğü devrim mücadelesini, tepesine yağan bombalara, katledilen öncü güçlerine, ödediği büyük bedeller pahasına bugünde sürdürüyor. Asla teslim olmadı. Asla boynunu eğmedi. Yenilecekse de direnerek, onur bayrağını yükseklerde tutarak yenilgi olacak diyen bir halktır Kürt halkı. Kürt halkının direnişten başka alternatifi yoktur. Kendi örgütlü gücüne, iradesine inanarak kazanacaktır. Ezilen halkların birleşik direnişine inanarak kazanacaktır.
DİRENİŞ DÖRT PARÇADA ÖZGÜR KÜRDİSTAN SLOGANIYLA BÜYÜYOR
Rojava halklarına dönük HTŞ-Türk devlet çeteleri ve DAİŞ artıklarının saldırıları sürerken halkların insani ihtiyaçlara erişimi engellenerek iradesi kırılmak, teslim alınmak isteniyor. Tişrîn barajının HTŞ çetelerince ele geçirilmesi nedeniyle Kobanê halkı içme suyundan mahrum kalmış, elektrikleri kesilmiş durumda. Kobanê kuşatma altındadır. Buna rağmen Kobanê'den Cizîrê'e halklar sokaklardadır. Başûr'dan, Bakur'a, Rojhilat'tan diasporaya kadar Kürdistan halkları "özgür Kürdistan" ruhuyla Rojava devriminin tasfiye saldırısına karşı yek vücut olmuş durumda.
"Bijî QSD", "Bijî Rojava" sloganları büyük bir kararlılık ve Kürt düşmanlarına karşı öfkeyle sokaklarda yankılanıyor. Rojava'nın seferberlik çağrılarına üç parçadan genciyle, yaşlısıyla her yaştan Kürt halkı büyük bir dirayet ve kararlılıkla sokaklara çıkarak yanıt veriyor. "Rojava, Rojhilat Kurdistan yek welate" sloganındaki ruhla sınırlara hücum ediyor. Çitlerle, yüksek duvarlarla örülmüş sömürgeciliğin sınırları, direnişin gücüyle aşılmayı bekliyor. Direnişin kararlılığının sınırları parçalayıp yıkacağını 2014 Kobanê direniş döneminde yaşamıştık. Bugün Kobanê direniş dönemini de aşan bir ruh birliği, direniş ortaklığı oluşmuş durumdadır. Bunu büyütmek gerekir. Olası ateşkes vb. durumları bu yükselen direnişi asla zayıflatmamalı. Çünkü devrimimiz varlık yokluk eşiğindedir. Asla yapılan eylemlerle, etkinliklerle yetinilmemeli. Sözün bittiği yerdeyiz.
DİRENİŞLE YÜKSEK BİR KARARLILIKLA İLİŞKİLENMEK GEREKİYOR
Devrimimizi zorlu zamanlar bekliyor. Böyle zamanlarda beklenen daha yüksek bir adanmışlıkla mücadeleyi yükseltmektir. "Her gün eylem, her gün direniş" parolasıyla bu süreç örgütlenmeli. Soğuğa, çamura, kara, yağmura aldırmadan bulunulan alanları devrimin direniş ateşiyle ısıtmalıyız. Katil HTŞ'ye destek veren emperyalist devlet merkezlerine direnişin ateşini taşımalı, öfkemizi dört parça Kürdistan'da sömürgecilerin kalbinde devrim ateşine dönüştürmeliyiz. Bakur ve Başûr'da olduğu gibi fiili olarak gelip devrim topraklarında QSD ya da halk taburlarına dahil olarak devrimin savunulmasında bizzat yer almakla mümkün olacaktır.
Devrim ateşinin tüm Kürdistan ve bölgeye yayılması, ancak ve ancak halkların, kadınların, ezilenlerin ortak ve birleşik kararlı direnişiyle mümkün olacaktır. Bu yüzden değil günler, saatler hatta dakikalar bile çok önemli şimdi. Tarihi bir aşamadan geçiyor devrimimiz. Bu süreçten onurumuzla çıkabilmek, ancak ve ancak daha büyük direnerek mümkündür.
Rojava devrimimiz tüm dünya ezilen halklarına, kadınlarına umut ışığı oldu. Demokratik, özgürlükçü bir yaşamın mümkün olduğunu gösterdi. Bu devrimin ayakta kalması, ancak ve ancak bölgesel, küresel çapta direnişi yaymakla mümkün olacaktır. Bu nedenle enternasyonalist devrimci sosyalistlere, ilericilere büyük görevler düşüyor. Tekrar pahasına bu devrime dönük saldırı sadece Rojava halklarının geleceğine dönük değil özgür ve eşit yaşam mücadelesinin kendisinedir. Filistin direnişi etrafında örülen enternasyonal dayanışma ağını Rojava devrimi ile dayanışmayla birleştirmek gerekmektedir. Kürt halkının serhildanı, Filistin halkının intifadası ve tüm dünya ezilen halkların direnişiyle birleşmeli. Bu barbarlık karşısında direniş onurunu yükseltmelidir.
Devrim ateşini söndürmek isteyen barbarlar ordusuna karşı Rojava halklarımız Zeyap ve Deniz yoldaşların öncülüğünde fedaice direniyor. Tasfiye saldırısı karşısında "Yaşasın Rojava devrimi" sloganını bugün çok daha yüksek haykırma zamanıdır. Unutulmamalı ki; Rojava devrimi için yapılacak her eylem dünyanın hangi köşesinde olursa olsun yapılan eylem, etkinlik Rojava halklarının direnişçileri için büyük bir moral, motivasyon, güç veriyor.
Sözün bittiği yerdeyiz. "Ya barbarlık ya sosyalizm." Bugün her zamankinden daha güçlü bu slogan etrafında mücadeleyi, direnişi büyütmeliyiz.
Son söz olarak! Mutlaka biz kazanacağız. Mutlaka direnenler kazanacak.