20 Ocak 2022 Perşembe

Aile hekimleri: Haklarımızı alana kadar mücadeleye devam

Aile hekimleri, 30 Haziran'da yürürlüğe giren ceza yönetmeliğine dayanılarak çok sayıda aile hekimi ve sağlık emekçisinin sözleşmesinin yenilenmemesine tepki göstermek için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Eylemde, sağlıkta şiddete ve hükümetin yanlış sağlık politikalarına değinildi, insanca bir sağlık hizmeti için sağlık çalışanlarıyla yan yana durmanın önemine dikkat çekildi.

Aile hekimleri, sağlıkta şiddete, hükümetin yanlış pandemi politikalarına ve sağlık emekçilerinin karşı karşıya kaldığı emek sömürüsüne karşı seslerini duyurmak için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Eyleme pek çok farklı ilden aile hekimleri katıldı.

"Haklarımızı alana kadar mücadeleye devam" yazılı pankart taşıyan hekimler, "Sağlıkta şiddet sona ersin", "Direne direne kazanacağız", "Susma, sustukça sıra sana gelecek", Bu daha başlangıç, mücadeleye devam" sloganlarını attı. Açıklamaya, Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası, Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği, Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu, Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu, Birlik ve Dayanışma Sendikası katıldı.

'DOKTORLARA ŞİDDET UYGULAMAK NORMAL SAYILIYOR'
Basın açıklamasını, Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Noyan okudu. Noyan, altı ay içerisinde üç defa iş bırakmalarına, 3 büyük şehirde 4 defa miting yapmalarına rağmen seslerini duyuramadıklarına dikkat çekti. Geçtiğimiz sene 30 Haziran'da yürürlüğe giren ceza yönetmeliği yüzünden onlarca aile hekimi ve sağlık emekçisinin sözleşmesinin yenilenmediğine işaret eden Noyan, yönetmeliğin ne kadar hukuksuz ve keyfi olduğunu vurguladı.

Kemal Noyan, sağlık emekçilerinin iş güvencesini elinden alan, mobbingi yasallaştıran ve çalışanlara insanca yaklaşmayan bu yönetmeliğe karşı yılmadan mücadeleye devam edeceklerini kaydetti.

İKTİDARIN DEĞİL SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN BAŞARISI
Sağlık sistemindeki pek çok soruna rağmen anne-bebek ölümlerinin azaltılması, aşı oranlarında ve tüm sağlık göstergelerinde uluslararası ortalamanın üzerine çıkılması, kanser taramalarında önemli bir aşama gelinmesinde aile hekimlerinin olağanüstü çabaları olduğunu söyleyen Noyan, iktidarın sağlık sisteminde yazdığını iddia ettiği başarı öyküsünün iktidara rağmen sağlık emekçileri sayesinde yazıldığını dile getirdi.

SAĞLIK EMEKÇİLERİNE ŞİDDETİN SORUMLUSU İKTİDAR
Noyan, hekimlerin her gün fiziksel, sözlü ve psikolojik şiddete maruz kaldıklarını belirterek, bu sağlıksız ve güvensiz çalışma ortamının kanıksandığı ifade etti. Herhangi bir sağlık kuruluşunda sağlık çalışanlarına şiddet uygulamanın insanlar açısından normal sayıldığını ve hatta bir hak arama biçimi olarak görüldüğünü söyleyen Noyan, suçluların korunduğuna işaret etti. Noyan, sorumlunun sağlıkta şiddet yasasını ısrarla meclise taşımayan iktidar olduğunu söyledi.

Sağlık sistemindeki sorunların sağlık emekçilerinden kaynaklı olmadığını kaydeden Noyan, insanca bir sağlık hizmeti için herkesin sağlık çalışanlarıyla yan yana durması gerektiğine işaret etti.

Noyan, pandemi döneminde yaşamını yitiren sağlık emekçilerinin isimlerini saydı, "Canlarımızı unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.

AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNDEKİ İŞ YÜKÜ
Neredeyse bütün sağlık hizmetlerinin aile sağlığı çalışanlarının sırtına yüklendiğini ifade eden Noyan, iş yüküne işaret ederek, kimsenin aile sağlığı çalışanı olmak istemediğini söyledi. 2021 yılında 1500'e yakın hekimin ülkeyi terk ettiği bilgisini de paylaşan Noyan, bu durumun sorumlularının sağlıkta şiddete tepkisiz kalanlar ve sağlık emekçilerini açlık sınırına dayanan ücretlerle ağır çalışma koşullarına mahkum edenler olduğuna işaret etti. Noyan, aile hekimlerinin taleplerini sıraladı:
"♦ Sağlıkta şiddeti önleyecek etkili bir yasa düzenleyin, sağlık merkezlerinde gerekli güvenlik tedbirlerini alın.
♦ Aile hekimliği sistemine yönelik demokratik bir mevzuat için geç kalmadan adım atın.
♦ Tüm sağlık çalışanlarına söz verdiğiniz hak ediş düzenlemesini ve emeklilik iyileştirmelerini yapın."

Noyan 10 farklı bölgede daha benzer eylemler yapacaklarının bilgisin verdi, sağlık emekçileri olarak tüm sorunları çözülünceye dek mücadeleyi sürdürmekte kararlı olduklarının altını çizdi.

'BU SİSTEM ÜZERİMİZE YIKILIYOR'
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi Fadime Kavak da sağlık sisteminde yaşanan sorunlara değindi, ülkeyi yönetenlerin sağlık çalışanlarının haklı taleplerine kulaklarını tıkadığını söyledi. Sağlık sistemindeki sorunların üzerlerine yıkılması nedeniyle şiddete maruz kaldıklarını aktaran Kavak, bir sene içerisinde 12 bine yakın beyaz kod verildiğini belirtti, sayının çok daha fazla olduğunu söyledi.

'ESAS SORUN BÜROKRATİK FAŞİZM'
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Başkanı Emrah Kırımlı ise, iktidarın pandemiyle mücadelede ve sağlık hizmetlerinde büyük başarı hikayesi yazdıklarını söylediğini belirterek, başarının sağlık emekçilerine ait olduğunu vurguladı. İktidarın sağlık sisteminde yarattığı sorunlar nedeniyle şiddete maruz kaldıklarına dikkat çekti.

Aile hekimlerinin pandemi süresince gerekli maske ve eldivenleri kendilerinin temin etmek zorunda kaldığını söyleyen Kırımlı, her şeye rağmen halka sağlık hizmeti vermek için çabaladıklarını söyledi. Elazığ'da Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara'nın; iktidarın sebep olduğu sağlıkta tükenmişlik yüzünden intihara sürüklendiğini ifade eden Kırımlı, baskılardan yılarak çıkış yolu bulamayan Enes Kara gibi pek çok hekimin depresyonda olduğunu kaydetti.

Bu ülkede sağlık emekçilerinin tıpkı sıtma, verem, çocuk felci, kızamık gibi Covid-19'u da bitireceğini, yılmayacaklarını dile getiren Kırımlı, esas sorunun bu iktidarın yarattığı bürokratik faşizm olduğunu vurguladı.