4 Haziran 2020 Perşembe

TÜMTİS: Hükümet kaynaklarını işçiler için seferber etmeli

Sağlık emekçilerinden sonra enriskli grubu oluşturan taşıma, lojistik ve kargo işçilerin hem kendilerinin hem aileleri hem de sosyal çevreleri risk altnıda. TÜMTİS, işçilerin ücretlerinde herhangi bir kesinti yapılmadan çalışma saatlerinin günlük beş, haftalık ise 30 saatle sınırlandırılmasını istedi, "Hükümet ilk kez kaynaklarını işçiler için seferber etmeli" dedi.

Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Merkezi Yönetim Kurulu, sağlık çalışanlarından sonra en riskli grubu oluşturan taşıma, lojistik ve kargo işçileri için gereken tedbirlerin acilen alınmasını istedi.

Özel sektörde çalışanların, işverenlerin insafına terk edilmesinin kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, bu nedenle hükümetin acil ve zorunlu olmayan, gereksiz yatırımlara para akıtmak yerine salgınla mücadale edilmesi söylendi.

'HEM KENDİLERİ HEM AİLELERİ HEM DE SOSYAL ÇEVRELERİ RİSK ALTINDA'
"Hem yolcu taşıma işçileri hem de evden çıkmayan/çıkamayan insanların zorunlu ve temel ihtiyaçlarını evlerine kadar götüren kargo, lojistik, ambar işçileri zor koşullarda çalışmayı sürdürüyorlar" denilen açıklamada, taşıma işçilerinin sağlık çalışanlarından sonra en riskli grubu oluşturduğu ifade edildi. Açıklamada, "Yalnız kendileri değil, çok sayıda insanla ve taşıdıkları eşyalarla sürekli temas halinde olmaları dolayısıyla aileleri ve sosyal çevreleri de büyük risk altında bulunuyor. Risk altındaki taşıma, lojistik ve kargo işçileri için özel tedbirler alınması zorunlu ve acildir" denildi. Sendikal örgütlenmemizin olduğu işyerlerinde işverenlerle yapılan görüşmeler sonucunda asgari tedbirler alınması, sınırlı sayıda da olsa maske, eldiven, dezenfektasyon için gerekli malzemelerin dağıtımı sağlanmıştır. Çalışma devam ettiği için bu tedbirler salgının bulaşma riskini tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Sendikamız, örgütlü olduğu işyerlerindeki önlemlerin yeterli düzeye çıkarılması ve her işyerine yaygınlaştırılması için işverenlerle görüşmelere devam etmektedir.

'GÜNLÜK ÇALIŞMA SÜRESİ BEŞ SAATLE SINIRLANDIRILMALIDIR'
Ancak sendikal örgütlülüğün olmadı işyerlerinden gelen bilgilerin aktarıldığı açıklamada, salgına karşı alınan tedbirlerin yeterli olmadığı kaydedildi. Açıklamada, "Şehir içi toplu taşıma işinde çalışan başta otobüs şoförleri olmak üzere tüm şoförler kendileri, aileleri ve taşıdıkları insanlar için en riskli çalışanlar grubunu oluşturmaktadır. Bu işçiler için koruyucu önlemler arttırılmalıdır. Normal zamanlardaki çalışma sürelerinden farklı olarak salgın dönemine özgü çalışma süresi getirilmelidir. Ücretlerinde herhangi bir kesinti yapılmaksızın salgın döneminde çalışmak zorunda bırakılan işçilerin günlük çalışma süresi beş saat, haftalık çalışma süresi otuz saat ile sınırlandırılmalıdır" denildi.

'ÇALIŞANLARIN ÜCRETLERİ DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMALIDIR'
Hükümetin salgınla mücadele çerçevesinde kamuda, engelli ve kronik rahatsızlığı olan çalışanları idari izinli saydığı, bunun özel sektörü de kapsaması gerektiği ifade edilerek, şunlar kaydedildi: "Bu süreçte malzemelerin taşıdıkları işletmelerin tatil edilmesi sebebiyle zor durumda kalan, kapanma tehlikesi yaşayan çok sayıda küçük ambar işletmesi vardır. Bu ambar işletmelerinde çalışan çok sayıda işçi işsizlik tehlikesi ile yüz yüzedir. Çok sayıda işçinin çalıştığı bu ambar işletmelerinin iflas etmelerinin engellenmesi için kredi desteği sağlanmalı, faturaları, borçları ve kiraları ertelenmeli, çalışanlarının ücretleri devlet tarafından karşılanmalıdır. Hükümet ilk defa, ülkenin kaynaklarını bu zenginlikleri yaratan işçiler ve emekçiler için seferber etmeli, sendikalı ve emek örgütlerinin çağrılarına kulak vermelidir."