14 Ocak 2026 Çarşamba

Tekstil işçileri geçinemiyor: Kira mı ödeyelim fatura mı 

Bu yıl reva görülen 28 bin 75 lira ile geçinmenin mümkün olup olmadığını tekstil işçileriyle konuştuk. İşçiler, aldıkları maaşın ne kiraya ne de faturalara yettiğini, yeme-içme masraflarını dahi karşılamadığını söyledi. Tekstil atölyelerinin sahipleri de büyük sermayedarlara teşvik primlerinin ardı arkası kesilmezken, kredi dahi alamadıklarının altını çizdi. 

AKP-MHP iktidarı 2026 yılında işçi ve emekçiye yine açlık ücretini reva gördü. Asgari Ücret Tespit Komisyonu bu yıl asgari ücret 28 bin 75 lira olarak açıkladı. Asgari ücret adı altında dayatılan açlık ve yoksulluk ücretini emekçi mahallelerindeki tekstil işçileri ve küçük esnafla konuştuk. Tekstil işçisi kadınlar, asgari ücretle çocukların okul masrafı, pazar alışverişi ve kendileri için herhangi bir şey almak bir yana, faturaları dahi ödeyemediklerini dile getirirken, büyük firmalara karşı daha da küçülen esnaf ise borçlarını ödeyemediği için kapatma noktasına geldiğini aktardı. 

İstanbul'un Ataşehir ilçesine bağlı 1 Mayıs Mahallesinde bulunan bir tekstil atölyelerini ziyaret ettik. Yaptığımız görüşmelerde işçilerin talepleri üzerine isimlerini kodlayarak vereceğiz. Yarı zamanlı çalışan 55 yaşındaki H.T., babasının emekli olduğunu ve asgari ücretin altında bir aylık aldığını söyledi. Eşinin vefat ettiğini, oğlu ve babasıyla birlikte yaşadığını aktaran H.T., ETHA'ya şunları belirtti: "20 bin lira ücret alıyor babam. 18 bin lira kira veriyoruz. Devleti oğluma engelli maaşı veriyor, 6 bin lira! Toplamda 26 bin lira ile bir ev nasıl geçinebilir?"

'EMEKLİYE 2 BİN LİRA, KİRALARA 10 BİN LİRA ZAM YAPIYORLAR'
H.T., geçimlerini sağlamak için yarı zamanlı tekstil atölyesinde çalıştığını, kirayı ödedikten sonra doğalgaz, elektrik, su faturalarını ödemekte yaşadıkları zorlukları, bunun yanı sıra yemeye, içmeye paranın yetmediğini söyledi. H.T., "Tekstil piyasası zaten bitti. Tekstiller kapanıyor tek tek. İnsanlar ekmek bulmakta zorluk çekiyor. Kiralar aldı başını gidiyor. Emekliye 2 bin lira zam yapılıyorsa kiralara on bin lira zam yapıyorlar. Hayat şartları çok zor" dedi. 

'ENGELLİLERİN ÖZEL İHTİYAÇLARI VAR'
Devletin "sağlamcı" politikasını da eleştiren H.T., "engellilere hiçbir değer ve güvence" verilmediğinin altını çizdi.  H.T., bu eleştirisinin nedenini şöyle açıkladı: "Engellilerin özel ilaçları var ve devlet bunu doğru düzgün karşılamıyor."

'PAZARLAR MARKETLE YARIŞIYOR FİYATLARDA'
Eskiden pazarın marketlerden ucuz olduğunu, pazar alışverişine çıkabildiklerini hatırlatan H.T., artık pazarla market ürünlerinin aynı fiyat olduğunu, markette her gün ürünlerinin etiketlerinin değiştirilerek zamlandığını söyledi. "Yani bir ay benim aldığım maaşla geçinebilen bir milletvekili varsa buyursun geçinsin. Yapabiliyorlarsa helal olsun diyeceğim ben de devam edeceğim" ifadelerini kullanan H.T., 26 bin liranın içinde engelli oğlunun ilaç parası, kira parası, ekmek parası, yemek parası dahil her şeyin olduğunu da ekledi. 

'FATURALARI YATIRSAN YEMEĞE BİR ŞEY BULAMAZSIN'
H.T. ile yaptığımız sohbetin ardından yine mahallede bulunan bir diğer tekstil atölyesinin yolunu tuttuk. 65 yaşındaki bir başka tekstil işçisi yaşına rağmen emekli olamadığını, kızıyla birlikte bir göz odada yaşadığını kaydetti ve şunu ekledi: "Kendime herhangi bir şey alamıyorum. Ancak ev ekonomisine katkı yapabiliyorum."

'KAPATMA NOKTASINA GELDİK'
1 Mayıs mahallesinde küçük bir tekstil atölyesinin sahibi olan Mustafa Çiçek ise büyük firmalar karşısında küçük esnafın herhangi bir şansı olmadığını dile getirdi. Asgari ücretle insanların artık geçinme şansının kalmadığını, alım ücretinin düştüğünü söyleyen Çiçek, "İnsanlar nasıl geçinebilirim diye kara kara düşünürken, ayakta kalabilmek için birçok işte çalışıyor" dedi. Çalışanlara asgari ücret dahi veremediğini söyleyen Çiçek, "Ayakta durma mücadelesi veriyorsun, ayakta duramıyorsun. 10 liralık diktiğin elbise; 8-7 liradan sana sunulduğunda, dikmediğin zaman bir başkası dikiyor ve sen boş kalıyorsun. Boş kalmayayım, kiramı çıkartayım diye alıyorsun. Bu sefer çalışanları da mağdur ediyorsun. Aylık 50-60 bin lira net vermen gerek ama veriyorsun; 25-20 -30 bin lira verebiliyorsun. Üzülüyorum ama döndüremiyorum, atölyeyi kapatma noktasına geldik. Bundan 20 sene 30 sene önce böyle değildi. Türkiye'nin göz bebeği bir sektör olan tekstil atölyeleri şuan tek tek kapatılıyor."

'KÜÇÜK ESNAF DEVLETTEN DESTEK ALAMIYOR'
Başka bir tekstil atölyesinin sahibi de büyük sermayedarlara yapılan faiz indirimleri ve destek fonları her sene daha da artarken, küçük işletme sahipleri olarak kredi almakta ve borç ödemekte sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi. Ellerinde sipariş olduğu halde ödeyemedikleri yüksek faizli kredilerden dolayı battıklarını dile getirirken, şu anki mevcut durum ve işçi sayısı ile işleri döndürmeye çalıştıklarını, çoğu zaman işçilerin ücretlerini ödemekte bile sıkıntı yaşadıklarını, devletten herhangi bir destek alamadıklarının altını çizdi.