5 Ağustos 2021 Perşembe

Suruç Aileleri İnisiyatifi'nden 33'leri ananlara işkenceye tepki

Suruç katliamının 6. yılında İstanbul Kadıköy'de yapılan eylemde yaşanan polis işkencesine ilişkin Suruç Aileleri İnisiyatifi açıklama yaptı. Polis saldırısında polis işkencesine tepki gösteren aileler, Suruç katliamında yaşananlarla dün yaşananların aynı olduğunu kaydetti, "6 yıl önce 33'leri katlettiniz, ne eksildi. 33'ler gitti binlerce düş yolcusu geldi. Neyi değiştirdiniz. Biz aileleri olarak buradayız; neyi değiştirdiniz" diye sordu. Suruç aileleri eylemde şiddete uğrayan gençleri yalnız bırakmayacaklarını söyledi.

 

Suruç Aileleri İnisiyatifi, Suruç katliamının 6. yılında İstanbul'da yapılan eylemde yaşanan polis işkencesine tepki gösterdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde yapılan açıklamaya, Suruç ailelerinin yanı sıra, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) MYK üyesi Tanya Kara katıldı. Açıklamaya, polis saldırısında yaralanan gazeteciler ve işkenceyle gözaltına alınarak sabah saatlerinde serbest bırakılan iki genç kadın da katıldı.

'DÜN 33'LERE SAHİP ÇIKANLARI GAZLA BOĞMAK İSTEDİLER'
Suruç aileleri adına ilk olarak konuşan Emrah Topaloğlu, birçok kentte mezar anmaları, eylemler yapıldığını ve bu eylemlere polis saldırıları yaşandığını hatırlattı. İstanbul, Ankara, İzmir'de polis saldırısında gözaltılar olduğunu, Amara Kültür Merkezi'nde katliamın yaşandığı yerde şehitlerin fotoğraflarının alınmadığını, ailelerin darp edildiğini, Cizre'de Uğur Özkan'ın mezar başında anma yapılmasına, resimlerin alınmasına izin verilmediğini söyledi. Topaloğlu, "Her şeyden önce bayram günü ailelerimizin mezarları ziyaret etmesine izin verilmedi" dedi.

Dün akşam İstanbul'da yapılan eylemde işkenceyle gözaltına alınanların tutuldukları araca gaz bombası sıkıldığını söyleyen Topaloğlu, "33 düş yolcumuzu Suruç'ta katlettiler, onlara sahip çıkan arkadaşları da gözaltı aracında gaz bombasıyla boğulmak istendi" diye konuştu.

'GÖZALTINA ALINANLAR SERBEST BIRAKILSIN'
Gözaltına alınanların işkenceye uğradığını, merdivenlerden atıldığını belirten Topaloğlu, "Her sene bunları yaşıyorduk fakat bu sene Suruç ailelerine, anmalarına özel bir baskı söz konusuydu. Biz adalet mücadelesi yürüttükçe, diğer adalet mücadelesi yürütenleri birleştirdikçe daha çok saldırıyorlar. Vazgeçmeyeceğiz. Sadece Suruç için değil adalet mücadelesi yürüten tüm öznelerin seslerini duyurmaya, bu mücadeleleri birleştirmeye devam edeceğiz. Dün diğer adalet mücadelesi yürütenler yanımızdaydı teşekkür ederiz. Basın emekçileri de dün bütün zorluklara rağmen yanımızda oldular, onlara da teşekkür ederiz" dedi.

'30 YILDIR POLİS ŞİDDETİ DEĞİŞMEDİ'
Ardından Suruç aileleri söz aldı. Katliamda yaşamını yitiren Uğur Özkan'ın abisi Süleyman Özkan, Cizre'de 30 yıl önce akli dengesi bozuk bir vatandaşa polisin şiddet uyguladığına şahit olduğunu söyledi, "30 yıl geçti polis aynı şiddetle saldırıyor. Hiçbir şey değişmiyor. Birebir düşmanlık söz konusu. Bu Suruç'ta, Cizre'de, Artvin'de, Gezi'de de görüldü" dedi.

'GENÇLERİMİZDEN ELİNİZİ ÇEKİN' 
Eskiden işkencenin işkencehanelerde işkence yapıldığını söyleyen Özkan, "Şimdi meydanlarda yapıyorlar" diye konuştu. Suruç aileleri olarak eyleme katılan herkese teşekkür eden Özkan, "Gençlerimizle birlikteyiz, onlarla gurur duyuyoruz. Onlara dünkü abluka, şiddet kabul edilemez. Ne bizim, ne gençlerin gözaltından korkusu yok. Bu antidemokratik yaklaşımlardan vazgeçmeliler. Ne yaparlarsa yapsınlar adalet mücadelemize devam edeceğiz. Biz 1915'ten bugüne ne kadar adaletsizlik varsa
mücadele edeceğiz. Bunun hesabını er ya da geç verecekler. Gençlerimizden elinizi çekin. Gözaltına alınanları, yaralılarımızı serbest bırakın" dedi.

'DÜN SURUÇ KATLİAMININ BAŞKA BİR BİÇİMİ YAŞANDI'
Katliamda kardeşi Hatice Ezgi Sadet'i kaybeden Özgen Sadet, "Bundan 6 yıl önce Amara'nın bahçesinde toplandığımızda nasıl bir katliamla karşılaştıysak dün yaşadıklarımız bunun başka bir biçimiydi" dedi.

'NEYİ DEĞİŞTİRDİNİZ'
Halitağa Meydanı'nda yaşananları hatırlatan Sadet, "Dün ailelerimiz Halitağa Meydanı'nda 6 yıl önce neredeydiniz diye seslendiler. Dün sadece Halitağa'yı değil Kadıköy'ü ablukaya aldılar. 6 yıl önce Amara'da olsaydınız o katliam yaşanmayacaktı dediler. Eyleme katılan herkesi ezmek, darp etmek için açıklamamızın bitmesini beklediler. Suruç'ta bizi katletmek için polis orada değildi, dün Kadıköy'de bizi ezmek için oradalardı" dedi.

'33'LERİN DÜŞLERİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
Sadet şu soruları yöneltti: "6 yıl önce 33'leri katlettiniz, ne eksildi, 33'ler gitti binlerce düş yolcusu geldi. Neyi değiştirdiniz. Biz aileleri olarak buradayız, neyi değiştirdiniz. Adil bir dünya yaratacağız, adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz dedik. Neyi değiştirdiniz. Bizi vicdanımızdan ve bedenen sakat bırakıyorsunuz. Bir gün anlayacaksınız 33'lerin düşlerinden vazgeçmediğimizi, onların ardıllarının var olduğunu, bu topraklarda adalet mücadelesi yürüten binlerce genç var oldukça bize geri adım attıramayacaksınız."

Dün eylemde, "Katil devlet hesap verecek" sloganını atanların bugün adliyeye çıkarıldığını söyleyen Sadet, "Biz adalet mücadelesini sadece IŞİD katliamları için söylemiyoruz. Dün yaptığınız işkencelerin hesabını vereceksiniz. Nasıl ki dün Amara'da katliama göz yumduysanız bugün kaldırdığınız el ve kalkanların da hesabını vereceksiniz. Dün gözaltına alınanlar yalnız değiller, bunların hesabını soracağız" dedi.

'BİZİ YALNIZ BIRAKMAYAN GENÇLERİN ALINLARINDAN ÖPÜYORUM'
Katliamda yaşamını yitiren Nazegül Boyraz'ın eşi Bayram Boyraz, dün sabah yaptıkları mezar anmalarındaki polis ablukasına dikkat çekti, "3 tane zırhlı, beş akrep, mezarın başında yüzlerce polis vardı. Bu devletin polis devleti olduğunu dün bir kez daha Kadıköy'de gördük. Şiddeti, nefreti gördük" diye konuştu.

Polis şiddeti sonucu insanların kolları, bacakları kırıldığını, kelepçeli insanlara gözaltı araçlarında gaz sıkıldığını belirten Boyraz, "Türkiye de insanları öldürmek, işkence etmek üzerine eğitilmiş polis. Biz adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. O çocuklar bizim yanımızdaydı, biz de onların yanındayız, alınlarından öpüyoruz. Polis devletinden yılmayacağız, inancımız doğrultusunda her alanda mücadelemize devam edeceğiz" diye kaydetti.

'YILMAYACAĞIZ, HALKLARIN BİRLEŞİK MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEĞİZ'
Suruç'ta oğlu Vatan Budak katledilen Murat Budak, "6 yıl önce Kobanê'ye gitmek için yola çıkanlara yönelik bombalı saldırı neyse Ankara, İstanbul, İzmir'de yapılan saldırı aynı zihniyetin saldırısıdır" dedi. Gençlik örgütlerine eylemlere katılım için teşekkür eden Budak, "Yılmayacağız, halkların birleşik mücadelesini sürdüreceğiz. Gençlik varsa umut da vardır. Aileler olarak adalet arıyoruz. Yalnız kendimiz için değil. Bütün Türkiye ve Kürdistan'daki hak ihlalleri için adalet arıyoruz" diye belirtti.

'KATLİAMIN, BİZİ KATLETMEK İÇİN SALDIRANLARDAN HESAP SORACAĞIZ'
Suruç yaralısı Yasin Can da şunları söyledi: "Unutmayacağız, affetmeyeceğiz. Katliamın da, bizi katletmek için saldıranlardan da hesabını muhakkak soracağız. Bugün sistem onlardan yana, ama unutmasınlar adil yargılamanın olacağı günler de gelecek bu topraklara."

Açıklamada son olarak dün gözaltına alınarak bugün Kartal Adliyesi'ne çıkarılanların serbest bırakılması talebi dile getirilerek sona erdi.