16 Temmuz 2020 Perşembe

Oluç'tan işkenceye tepki: İşkenceye tolerans dönemine geçtiler

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Diyarbakır Valisinin köpeklerle yapılan işkenceye ilişkin yaptığı açıklamaya tepki gösterdi, "Tam bir kepazelik ile karşı karşıyayız. İddiaların ortaya çıktığı ilk andan beri maalesef bir soruşturma başlatmadı, tam tersine bunu yapanları koruma ve kollama çabasına girdi" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, güncel gelişmelere ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi. 

Kürt siyasetçi Orhan Doğan'ın ölüm yıldönümünü anımsatarak konuşmasına başlayan Oluç, Doğan ile idam edilişlerinin 95. yıldönümü olan Şeyh Said ve arkadaşlarını andı. 

Diyarbakır'da ''İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü'' olan 26 Haziran'da DTK'ya baskında gözaltına alınanlara yapılan işkenceleri anlatan Oluç, Rojbin Çetin'e uygulanan köpekli işkenceye özel vurgu yaptı. 

'ESAT OKTAY DA KÖPEĞİ CO DA HERKESİN MALUMUDUR'
Köpekli işkence yönteminin 80 darbesi döneminde Diyarbakır Hapishanesi'nde Esat Oktay Yıldıran tarafından uygulandığını hatırlatan Oluç, "Diyarbakır zindanlarında Esat Oktay Yıldıran adı herkesin malumudur. Onun köpeği Co vardı, o da herkesin malumudur. Üstüne filmler bile yapıldı. Esat Oktay Yıldıran, köpeği Co ile zindandaki tutsaklara ağır işkenceler yapıyordu. Bugün yeniden o anlayışın hortladığını görüyoruz. Yeniden bu uygulamaların bir yöntem olarak seçildiğini görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde yine Diyarbakır Emniyeti'nde böyle bir işkence vakası daha ifşa olmuştu. Orada da mağdur ve ailesine yine köpekle işkence yapılmıştı" diye konuştu. 

Valiliğin soruşturma açmak yerine işkence yapanları koruyacak ve kollayacak bir senaryo yaratma uğraşına girdiğini kaydeden Oluç, "Bir açıklama yaptı. Açıklamanın hangi cümlesini okursanız okuyun, tam bir kepazelik ile karşı karşıyayız. İddiaların ortaya çıktığı ilk andan beri maalesef bir soruşturma başlatmadı, tam tersine bunu yapanları koruma ve kollama çabasına girdi" dedi.

'İŞKENCEYE SIFIR TOLERANSTAN İŞKENCEYE TOLERANS DÖNEMİNE GEÇTİLER'
Oluç konuyla ilgili şunları söyledi:

"Adalet Bakanlığı'na bu konuda çağrıda bulunuyoruz. Mutlaka bu işkenceyi yapanlar hakkında acil soruşturma başlatılması ve görevden uzaklaştırılmaları gerekiyor. İçişleri Bakanlığı'na çağrıda bulunuyoruz. Sizin kolluk güçleriniz bu işkenceyi yapıyor. Eğer siz onlara bu direktifi vermediyseniz, yapanlar hakkında bir işlem yapın. Yok siz onlar hakkında bir işlem yapmıyorsanız, biz öyle anlıyoruz ki, İçişleri Bakanlığı kolluğa bu işkence direktifini vermiştir. Yol vermiştir, yol açmıştır diye anlıyoruz. Bunu da bir kayıt olarak tarihe düşüyoruz.

İşkence insanlık suçudur. Bu iktidar işkenceye tolerans gösteriyor. Diyarbakır ve Urfa'da olan işkence vakalarını da hatırlatıyoruz, işkenceye tolerans gösterdikleri çok net bir biçimde ortadadır.

Şimdi Diyarbakır Valiliği'nin açıklamasından sonra soruyoruz; eğer ortada hukuksuz bir uygulama yok ise kolluk kuvvetleri avukatın eve girmesine neden engel olmuştur? Avukatın eve girme talebine karşın, kolluk kuvvetlerinin izin vermemesi bu işkence iddialarını doğrulamaz mı? Madem işkence yok diyorsunuz, işkenceyi belgeleyen avukatlara neden soruşturma açıyorsunuz? Soruyoruz. Atlamak üzereyken köpek tarafından kurtarıldı deniyor. Bu kadar yalanı nasıl söyleyebiliyorsunuz? Sırtında bot izi var, dudağı patlamış, gözü mor, bunlar nasıl olmuş? Buna dair bir izahınız var mı? Yok.

Diyarbakır zindanının işkencecisi Esat Oktay Yıldıran'ın ruhu Diyarbakır Emniyeti'ne hakim olmuş. Sadece oraya değil, belli ki bu işi teşvik eden Yürütme kademelerine de hakim olmuş durumda. Maalesef köpeği Co'nun ruhu da. Şimdi şunu hatırlatayım, Diyarbakır zindanında Esat Oktay Yıldıran'ın 1980'den sonra yaptığı o ağır işkenceler, o insanlık suçları insanları hakları için mücadele etme konusunda hiç yıldırmadı. Bu konunun peşini bırakmayacağız, takipçisi olacağız."

BAROLARIN EYLEMİ ENGELLENMEMELİ
Baro başkanlarının Ankara'da yaptığı yürüyüşe de değinen Saruhan Oluç, yarın İstanbul'da düzenlenecek Savunma Mitingi'nin engellenmemesi çağrısı yaptı. 

Saruhan Oluç ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı: 

KORONAVİRÜS
Evet, Grubumuzda 3 vekilimizde korona tespit edildi. Sağlık durumları iyi, yakından takip ediyoruz. İlk günden bugüne kadar bir iyileşme göstermekteler. Biz gereken tedbirlerimizi aldık. Mümkün olduğu kadar az personel ve danışmanla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tedbirlerimizi almaya devam edeceğiz. 

KIDEM TAZMİNATI
Kıdem tazminatı konusunda sendikalar olduğu gibi bizler de son derece hassasız. Bu konuda atılacak olan hiç bir adımın işçiler ve emekçiler aleyhine olmaması gerektiği konusundaki fikrimiz ve tutumumuz nettir. İktidarı da uyarıyoruz. İşçilerin hakkı olan kıdem tazminatını gasp etmeye çalışmak kabul edilemez.

VALİLER AKP İL BAŞKANLARI GİBİ ÇALIŞIYOR
Valiler adeta AKP il başkanları gibi davranmaktadır. Kaymakamlar AKP'nin ilçe başkanı gibi davranmaktadır. Yürütmenin başı, Cumhurbaşkanı sıfatı ile aynı zamanda AKP Genel Başkanı'dır. Yani Yürütmenin başı Yasama ve Yargıyı tahakkümü altında tutarken, bir parti genel başkanı olarak bunu yapmaktadır. Yargıya atamaları yaparken, bir partinin genel başkanı olarak bunları yapmaktadır. Yürütmenin başı, kanun tekliflerini torbalar şeklinde Yasamaya gönderirken, bir parti genel başkanı olarak bunları yapmaktadır. Bütün bu uygulamalar, parti devleti uygulamaları, parti ile devletin örtüşmesi uygulamaları, demokrasi açısından, hukukun üstünlüğü açısından kabul edilebilir değildir.