5 Ağustos 2021 Perşembe

Mikroplastik tehlikesi ciddi boyutta: Müsilaj gibi deniz kenarlarını kaplayacak

İstanbul Boğazı'ndaki mikroplastik kirliliğine ilişkin yapılan araştırmanın sonuçları, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Araştırmada yer alan Prof. Dr. Engin, bu şekilde devam ederse 2050 yılına gelindiğinde deniz kenarlarının müsilaj gibi mikroplastiklerle kaplı olacağı uyarısında bulundu. 

Türkiye'nin gündemine oturan müsilaj dikkatleri Marmara Denizi'ne çevirirken, Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim görevlilerinin bir yıl boyunca yaptığı çalışma, İstanbul Boğazı'ndaki mikroplastik kirliliğinde gelinen noktayı ortaya çıkardı. Araştırmada kullanılan İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesine ait RV YUNUS-S gemisinden çekilen görüntüler, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Çalışma için denizin dibinden ve yüzeyinden örnekler alındı. Alınan örnekler geminin güvertesinde oluşturulan yerde ayrıştırıldı ve laboratuvar ortamında tek tek incelendi.

Elde ettikleri sonuçların çok tehlikeli olduğunu söyleyen İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Güleda Engin, "Çalışmamız toplam iki yıl devam edecek. Şu an bir yılımızı tamamladık. Bu zamana kadar çıkan sonuçlar çok iyi değil. Özellikle Haliç'te, atık su derin deniz deşarjının yapıldığı noktalarda, marinalarda ve iskelelerde çok ciddi şekilde mikroplastik kirlilikler tespit ettik" dedi.

'MİKROPLASTİKLER BALIKLARDAN İNSANLARA ULAŞIYOR'
Mikroplastiklerin öncelikle deniz canlılarına sonrasında insanlara zarar verdiğini kaydeden Prof. Dr. Engin, "Müsilaja neden olan planktonlardan tutun da balıklara kadar zarar veriyor. Besin zincir yoluyla da bu mikroplastikler balıklardan insanlara ulaşıyor. Aynı zamanda bu mikroplastikler balıkların vücutlarında bulunan çeşitli organlarda birikim gösterdiği için balıklar çok büyük zarar görüyor. Ama asıl görülmeyen en büyük zarar ise, bu mikroplastiklerin üzerine ağır metaller gibi toksik maddelerin birikmesi. Bu maddeler balık tüketimi ile insanlara ulaşıyor" diye konuştu.

'MÜSİLAJ GİBİ DENİZ KENARLARI MİKROPLASTİKLERLE KAPLI OLACAK'
Prof. Dr. Engin, şöyle devam etti: "Mikroplastikleri de son dakikaya kadar bekleyip, müsilaj gibi patlak vermesini mi bekleyeceğiz? Acil ciddi tedbirlerin alınması lazım. İskelelerin kenarında bu mikroplastikleri gözle görebiliyoruz. Bazı noktalarda kilometrekare başına 60 bin adet mikroplastik buluyoruz. Bu mikroplastikler gözle görülebiliyor. Ancak bu şekilde devam ederse 2050 yılına geldiğimizde belki müsilaj gibi denizlerin kenarları mikroplastiklerle kaplı olacak."