30 Ekim 2020 Cuma

İzmir'de Kulp'ta kaybedilen 11 kişinin akıbeti soruldu

İHD İzmir Şubesi ve kayıp yakınlarının düzenlediği "Kayıplar bulunsun failleri yargılansın" eyleminde, 1993 yılında Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alaca köyünde gözaltına alınarak kaybettirilen 11 kişinin akıbetini sordu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" şiarıyla düzenlediği eylemde Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alaca köyünde gözaltına alınarak kaybedilen M. Salih Akdeniz, Behçet Tutuş, Ümit Taş, Turan Demir, Nurettin Yerlikaya, Abdo Yamuk, M. Şerif Avar, Hasan Avar, M. Şah Atala, Çelil Aydoğdu ve Bahri Şimşek'in akıbetini sordu.
 
Konak'ta bulunan Başbakanlık binası önünde yapılan eyleme HDP, İzmir Barış Anneleri Meclisi ve demokratik kitle örgütleri destek verdi.
 
Açıklamayı İHD Şube Başkanı Zafer İncin yaptı. Geçmişten bu yana birçok insanın kapıları kırılarak gözaltına alınıp kaybettirildiğini hatırlatan İncin, kaybedilenlerin annelerin, babaların ve kardeşlerin gözlerinin yollarda kaldığını söyledi. Kayıpların akıbetini sormaya devam edeceklerini belirten İncin, faillerin de cezasız kalmaması gerektiğini söyledi. İncin, 9 Ekim 1993 yılında Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alaca köyünde Bolu Tugayı tarafından bölgede yapılan operasyonda M. Salih Akdeniz, Behçet Tutuş, Ümit Taş, Turan Demir, Nurettin Yerlikaya, Abdo Yamuk, M.Şerif Avar, Hasan Avar, M.Şah Atala, Çelil Aydoğdu ve Bahri Şimşek'in gözaltına alındığını ifade etti.
 
'FAİLLER YARGI ÖNÜNE ÇIKMADI'
 
Gözaltına alınanların bölgede görev yapan Bolu Dağ Komutanı Tümgeneral Yavuz Ertürk komutasındaki askeri birlik tarafından gözaltına alındığını ifade eden İncin, kayıpların sürecini şöyle aktardı:
"Bazılarının aileleri köyün üst tarafındaki tepede elleri bağlı olarak tutulan bu kişilere 10 gün boyunca yemek götürdü. 10'uncu günden itibaren ailelerine bir daha gelmemeleri söylendi. Aileleri bu kişilerden bir daha haber alamadı. Aynı gün köyleri de boşaltıldı. Aileler çevredeki kent merkezlerine göçe etmek zorunda kaldı. Aradan 10 yıl geçti. Köylüler yaz dönemini ile sınırlı olmak üzere tarımsal faaliyet için köye döndü. 2 Kasım 2003 tarihinde bir çoban köye 500–600 metre mesafedeki bir derecik yatağında toprak yüzeyine çıkan bazı kemik ve bez parçaları buldu. İHD Diyarbakır şubesine başvurdular. Bu başvuru üzerine 4 Kasım 2003 tarihinde İHD Bölge Temsilcisi Mehdi Perinçek, Şube başkanı Selahattin Demirtaş, aile fertleri ve durumu kayıt altına almak için kamera kullanan kişi ile birlikte olay ahaline gitti. Bir dere yatağına atılmış, üzeri az toprak ile örtülmüş kemikleri kayıt altına aldı. Yaptıkları tespitleri aynı gün Kulp Cumhuriyet Savcısı ile paylaştılar. Bulunan kemiklerin kime ait olduğunun belirlenmesi için bazı aileler doku örneği verdi. 30 Aralık 2005 tarihindeki rapor ile DNA sonuçları pozitif çıktı. Failleri daha yargı önüne çıkmadı."
 
'KAYIPLARI HATIRLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ'
 
Yaşanılan olayın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşındığını hatırlatan İncin, AİHM'in Türkiye'yi bu dava Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) göre insan yaşamını güvenceye alan maddelerini ihlalden 2 milyon Mark tazminat ödemeye mahkûm ettiğini hatırlattı. İncin, "Biz insan hakları savunucuları, yaşam hakkının kutsallığı ve ölen kişilere, ailelerinin veda hakkının bulunduğu, ayrıca suçluların bulunup yargılanması ve cezalarının verilmesi için en önemlisi de toplumsal hafızayı diri tutmak için kayıpları hatırlatmaya devam edeceğiz" dedi.