4 Nisan 2020 Cumartesi

Av. Uçar: Tüm hükümetler tutsakların sağlık erişimini güvencelemek zorunda

ÖGK'nın e-panelinde konuşan Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Sezin Uçar, yeni infaz düzenlemesindeki eşitsizliklere dikkat çekti. Tüm hükümetlerin tutsakların sağlık erişimini güvencelemek zorunda olduğuna söyledi, "Düzenlemede ayrımcılıklar söz konusu. Cinsel suçlarla ilgili düzenlemeler ise kabul edilemez" diye konuştu.

Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Sezin Uçar, Özgür Genç Kadınlar'ın (ÖGK) düzenlediği e-panelde konuştu. 

Özgür Genç Kadın (ÖGK), Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Sezin Uçar'nın konuşmacı olduğu "İnfaz kanununda eşitsizlik" başlıklı e-panel düzenledi. 

Sezin Uçar, koronavirüs nedeniyle içinden geçilen süreci hatırlattı. Birçok kadının halen işe gitmek zorunda olduğunu vurgulayan Uçar, bu süreci evde geçirenlerin ise erkek şiddeti tehdidi altında olduğunu söyledi. 

Bu dönemde şiddet oranlarının arttığını söyleyen Uçar, "Kadınlara hem evde kal çağrısı yapılıyor hem de hiçbir önlem alınmıyor. Kalınan süreçte bile kadınlara yönelik şiddet oranlarının arttığını görüyoruz ancak devlet bunun karşısına bir önlem koymuyor" dedi.

'HÜKÜMETLER TUTSAKLARIN SAĞLIK ERİŞİMİNİ GÜVENCELEMEK ZORUNDA'
Hazırlıkları tamamlanmakta olan yeni infaz yasasıyla ilgili Uçar, "Çeşitli partiler ile görüşmelerle ve halka duyurulmadan, görüşler alınmadan bir yasa düzenlemesi yapılmaya çalışıyor. Çeşitli ayrımcılıklar söz konusu. Terörle mücadele kapsamında tutuklu ve ceza almış kişiler bu düzenlemenin dışında tutuluyor. 300 binden fazla insan hapishanelerde. Hapishane ortamı olması bakımından çoğunluğu risk grubunda. İran tüm tutukluların ve hükümlüleri serbest bıraktı. Tüm hükümetler tutsaklara sağlık erişimini güvencelemek ve bunu eşit bir düzeyde gerçekleştirmek zorunda" diye konuştu.

Cinsel istismar faillerini tahliye yolu açacak evlendirme düzenlemesinin kadın hareketinin tepkileriyle gündemden düşürüldüğünü hatırlatan Sezin Uçar, yeni düzenleme ile taciz-tecavüz suçluların cezai indirim yapılarak salınmasının tekrar gündeme getirildiğinin altını çizdi. 

'YENİ DÜZENLEME BU HALİYLE KABUL EDİLEMEZ'
Uçar şöyle devam etti: "Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Devlet bunun güvencesini de almalıdır. Sonuçları bakımından kadınlara, LGBTİ+’lara yönelik uygulanan şiddetin sahiplenildiği bir düzenleme kabul edilemez. Karşısında ve önleyici olması gerekir. İstanbul Sözleşmesini yerine getirmeli, 6284 Kanunu uygulamalı. Bunları uygulamadığı ve gündemine almadığı için düzenlemeyi tekrar karşımıza çıkartıyor. Kadın örgütleri de bu yasa tasarısına karşı durması bu nedenledir."

Hapishanelerde çok sayıda çocuğun olduğunu söyleyen Uçar, bu konuda da eşitsizlik olduğunu belirtti. Uçar, "Ev hapsi 70 yaş üstü ve hamile kadınlar için evde hapis cezasına devam etme gibi düzenlemeler var. Ancak sağlık durumu kötü olan tutsaklar açısından böyle bir şey geçerli değil" dedi.

'KADINLARI CESARETLENDİRMELİYİZ'
"Koronavirüsle mücadele adına uygulanan politikalar, kadına yönelik şiddeti üretiyor" diyen Uçar şöyle devam etti: 

"Hayat onların anlattıığ gibi akmıyor, kadına yönelik şiddet ise her geçen gün artıyor. Sadece şiddete uğrayan kadınlar değil, şiddete tanık olanlar da kimi başvurularda bulunabilir. Dayanışma ağları ile toplumsal dayanışmanın gücü ile müdahale edebiliriz. Baroların adli servisleri çalışmaya devam ediyor. Kadınları cesaretlendirici yaklaşımlara sevk etmek gerekir" dedi. 

'DAYANIŞMA VE MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ'
Dayanışmanın önemine de dikkat çeken Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Sezin Uçar, "Evde kal" çağrısıyla yapılan yeni düzenlemelerle bir diğer yandan toplumsal dayanışmanın da engellenmek istendiğine dikkat çekti. Uçar "Her gün yeni düzenlemeler getiriyorlar. Şimdi de toplumsal dayanışmayı engellemek için kimi vakıflara ve kuruluşlara yetki verdiler. Diğer dayanışma örneklerini engellemek istiyorlar.  Halk sağlığının öne çıktığı bu dönemde kadın dayanışmasının daha da büyüyeceğini biliyoruz. Dayanışmayı ve mücadeleyi daha fazla yükseltmemiz gereken bir dönemdeyiz.