30 Ekim 2020 Cuma

Abdulkerim Omer: İşgale karşı herkes duruşunu net şekilde koymalıdır

AKP/Saray rejiminin Güney Kürdistan'a yönelik saldırılarına karşı bütün Kürdistani hareketler bir araya gelerek duruşlarını ortaya koymalıdırlar diyen Rojava Demokratik Özerk Yönetim Cizîrê Bölgesi Dış İlişkiler Eşbaşkanı Dr. Abdulkerim Omer, "Çok önemli süreçlerden geçerken ulusal kongre bütün Kürt halkı için oldukça önemlidir" dedi.
Sömürgecilik Kürt halkının bölgesel kazanımlarını ortadan kaldırmak için değişik hamleler geliştiriyor. Bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin Rojava Cizîrê Bölgesi Demokratik Özerk Yönetim Dış İlişkiler Eşbaşkanı Dr. Abdulkerim Omer ETHA'nın sorularını yanıtladı.
 
TÜRK DEVLETİ ROJAVA DEVRİMİNİN KAZANIMLARINDAN KORKUYOR
 
Türk devleti Rojava devrimini neden boğmak istediği şeklindeki sorumuza Omer, Türkiye'nin Suriye'de yaşanan kaos ortamını kışkırtarak söz sahibi olmak istediğini belirterek, "Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu'nun ilanı ile birlikte Türkiye, bölgemize yönelik kirli savaş planını devreye soktu. Bölgede bize karşı çeşitli pazarlıklar yaptı uluslararası güçlerle, Suriye muhalefetine ilişkin bütün projelerini askıya alarak Kürt halkının kazanımlarına yönelik saldırı içerisinde yer aldı. Türkiye bazı konularda Rusya, İran ve Suriye rejimi ile pazarlıklar yaparak Kürt halkının ve Kuzey Suriye'nin kazanımlarını yok etmeye yönelik saldırılar gerçekleştirdi. Türk devletinin Kürtlere karşı fobisi var. Kürt halkının kazanımlarını kabul etmiyorlar. Kürt halkının Suriye'de demokratik statüye kavuşmasını istemiyorlar. Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in bir sözü vardı 'Kürt halkının hiçbir zaman statüye kavuşmasını istemiyoruz. Afrika'da ve hatta bir çadırda bile olsa bununla mücadele edeceğiz' demişti. Bundan kaynaklıdır ki Erdoğan'ın bizim demokratik Suriye projemizden korkuyorlar" diye kaydetti.
 
Türk devleti Kürtlerin Suriye'de ki kazanımlarına karşı kirli pazarlıklar gerçekleştirdiğini dile getiren Omer, Türk devleti ilk olarak Halep ve İdlib'i Suriye ve Rusya'ya teslim etti. Buna karşılık Cerablus, Azez ve El-Bab'ın işgali gerçekleştirildi. Böyle bir pazarlıkla Efrîn ve Kobanê kantonlarının birleşmesinin önünü kesmeyi düşündü. Son olarak Rusya ile Efrîn'e karşılık olarak Doğu Guta ve Suriye'nin güneyindeki çeteler ile anlaşma yaparak Efrîn'in işgali gerçekleştirildi. Bu işgal saldırılarıyla Kuzey Suriye ve demokratikleşme projesinin önünü kesmeyi amaçlandı. Türk devletinin savaş konsepti 21. yüzyılda ortaya çıkan Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırma amaçlıdır. Erdoğan her konuşmasında 'biz Kürt halkına karşı değiliz biz sadece PKK ve PYD'ye karşıyız' diyor. Bizde gördük ki gerçek böyle değil, Başur'da gerçekleştirilen referandumda Irak devletinden daha fazla Türkiye devleti karşı durdu" diye belirtti.
 
"Güney Kürdistan'da, Rojava Kürdistanı'nda da halklar işgalci saldırılara karşı birliğini inşa etmelidir" diyen Dr. Abdulkerim Omer, "İşgalci Türk devletinin Güney Kürdistan'a yönelik saldırılarına karşı bütün Kürdistani hareketler bir araya gelerek duruşlarını ortaya koymalılar. Bizim ve Türk devletinin meselesi varlık ve yokluk meselesidir. Bütün Kürdistani hareketler duruşunu netleştirmelidir. Bu süreçte ya Kürt halkının yanındasın ya da işgale ortaksın" dedi.
 
'BU SÜREÇTE HERKES DURUŞUNU NETLEŞTİRMELİ'
 
Güney Kürdistan'a yönelik işgal girişimlerine yönelik sessizliğe değinerek KDP ve Irak hükümetine çağrı yapan Omer, "Ne kadar işgalci ve sömürgeciler arasında çelişkilerde olsa sömürgeciler Kürt halkının kazanımlarına karşı anında birleşebiliyorlar. Güney Kürdistan'da gerçekleştirilen referandumda ne kadar Arap, Sunni ve Şii halklar arasında çelişkiler de olsa Irak parlamentosunu 2 dakika içerisinde toplayarak Kürtlere yönelik saldırılar gerçekleştirdiler. İran ve Türkiye, Osmanlı döneminden bugüne kadar hiçbir zaman anlaşamayan iki ülke. Lakin bugün kendi çıkarları ve Kürt halkının kazımlarının engellenmesi için anlaşıyorlar. Bize karşı bölge sömürgecileri birleşiyorsa biz neden Kürt halkı olarak elimizi birleştiremiyoruz. Eğer bu seferde biz bir alternatif yaratamazsak yüz yıl önceki süreç yeniden başlar ve biz treni kaçırıp ortada kalırız. Belki de Kürt halkı için bir daha böylesi bir şans ortaya çıkmayacaktır" dedi. 
 
'KÜRT HALKININ KAZANIMLARININ KORUNMASI İÇİN KONGRE OLDUKÇA ÖNEMLİ'
 
Dr. Abdulkerim Omer, Ulusal kongre çalışmalarına ilişkin olarak 2013 yılında bütün Kürt halkı ve temsilcileri ile birlikte kongre hazırlık komitelerini oluşturduklarını dile getiren Abdulkerim Omer, "Kongre hazırlık komitesi oluşturuldu. Bu süreçte kongrenin gerçekleştirileceği yer tarih ve zamanda ayarlandı lakin, Kürdistan'ın başka bir bölgesinde bulunan bir parti bu kongrenin gerçekleştirilmesi önünde engel oldu, kongre gerçekleştirilemedi. Bizim bu süreçte bir hazırlığımız vardı. Bunun ilkini Süleymaniye'de kongre hazırlık konferansı ile Kürdistan'ın dört parçasından delegelerin katılımı ile gerçekleştirdik. Orada alınan karar doğrultusunda Kürdistan'ın dört parçasından ve Avrupa'da yaşayan Kürtlerin temsilcilerinin de kongrede hazır olması kararı alındı. Bu süreçte ikinci kongre hazırlık konferansı gerçekleştirilip yavaş yavaş ulusal kongrenin hazırlıklarına başlamak gerektiğini tartıştık şimdi bunun hazırlıklarını sürdürüyoruz. Ulusal kongre sadece Kürtleri kapsamıyor Kürdistani hareketler de bu kongrede yerlerini alabilecekler. Ancak bu şekilde bir araya gelirsek kongre gerçekleştirebiliriz" diye konuştu.
 
KDP'siz kongrenin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğine ilişkin olarak da Abdulkerim Omer, "Biz son ana kadar kongrenin geniş Kürt hareketini katılımını sağlamayı amaçlayacağız. Bütün Kürtlerin katılacağı bir kongre gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz, bu doğrultuda bütün siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, sivil örgütler, kurumlar, bağımsız Kürt aydın ve yazarların bu kongrede hazır bulunmasını amaçlıyoruz" diye belirtti. 
 
Çok önemli ve hassas süreçlerden geçerken Ulusal kongrenin toplanmasının önemli olduğunu söyleyen Dr. Abdulkerim Omer, "Kürt halkı artık varlık yokluk sürecine gelmiştir. Bundan kaynaklı da bu kongre önemlidir. KDP duruşunu netleştirmelidir açık bir duruş ortaya koymalıdır" diye kaydetti.
 
'SURİYE REJİMİ İLE HERHANGİ BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRİLMEDİ'
 
Son günlerde Kuzey Suriye yetkilileri ile Suriye rejimi yetkilileri arasında görüşmeler gerçekleştirildiği haberlerini yalanlayan Dr. Abdulkerim Omer, "Suriye rejiminin Dışilişkiler bakanı Hüseyin Şahban kendi basın yayın kuruluşlarında bir açıklama yaparak diyaloğa açık olduklarını ve bu konuda adım atmaya hazır oldukları haberleri çıktı. Biz de Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu olarak  biz de Suriye'nin demokratikleştirilmesi noktasında görüşmeye açık olduğumuzu belirttik" diye vurguladı.
 
Karşılıklı basın kuruluşlarına yapılan açıklamalar dışında şu ana kadar herhangi bir adım atılmış değil diyen Omer, "Bütün açıklığım ile söylemek isterim ki, hiç bir şekilde Suriye rejimi ile görüşme ve diyalog gerçekleştirilmiş değil. Suriye rejimi kara propaganda yaparak kendi basınında ve kimi çevrelerce bu haberleri ortaya atarak hatta kimi maddelerde anlaşmaya vardığımızı söyleyerek durumu ileri taşıdılar. Şuana kadar böyle bir diyalog ve görüşme gerçekleştirilmemiştir. Rejim bölgede kaybolan istikrarını tekrar yaşatmak için uluslararası güçlere bu tarz haberler ile mesaj vermeyi amaçladı, bunun ile birlikte Kürt halkını yeni anayasa yazımı sürecinden uzaklaştırmayı amaçlıyorlar" dedi.